Eylül ayında, Devlet Vergi İdaresi’ne (STA) bağlı Ningbo Belediye Vergi Dairesi (NMTB) Çin’de faaliyet gösteren seçilmiş vergi mükelleflerinin gönüllülük esasına dayalı olarak, KDV özel faturalarını elektronik olarak düzenlemesini sağlayan pilot programın duyurusunu yaptı.
Çin’de iki tür KDV faturası mevcut: KDV özel faturalar ve KDV genel faturalar. İlk fatura türü, sadece genel KDV vergi mükellefleri tarafından düzenlenebilir ve girdi KDV’si talep etmek için kullanılabilir. Diğer yandan KDV genel faturalar, küçük ölçekli vergi mükellefleri tarafından elektronik olarak düzenlenebilir; ancak girdi KDV’si talebinde kullanılamaz. Bu nedenle, B2B (işletmeden işletmeye) işlemlerinde KDV özel faturalar, B2C (işletmeden müşteriye) işlemlerinde ise KDV genel faturalar daha yaygın olarak kullanılmaktadır.
Mevcut durumda, KDV özel faturaların çıktısının kesinti amacıyla alınması ve diğer ticari ortaklara kağıt fatura olarak gönderilmesi gerekiyor. İşleme dahil olan ortaklar, gelecekte karşılaşabilecekleri herhangi bir denetim için orijinal faturayı da saklamak zorunda. Ancak Ningbo’nun duyurduğu yeni pilot program, Çin’de yeni bir e-fatura döneminin başlangıcı olabilir.
Program, e-fatura kullanımını teşvik etmeyi ve artırmayı amaçlıyor. Program kapsamında elektronik KDV özel faturalar, kağıt KDV özel faturalarla aynı kanuni geçerliliğe, başlıca amaç ve kullanım regülasyonlarına sahip olacak.
NMTB, özel e-faturalar için vergi mükelleflerine ücretsiz fatura düzenleme hizmeti sağlamak amacıyla STA tarafından geliştirilen KDV elektronik faturalara yönelik kamu hizmeti platformunu kullanıyor. Kişiler ve şirketler, KDV özel elektronik fatura bilgileri için ulusal KDV fatura denetim platformu üzerinden kontrol sağlayabilecekler. E-faturayı, ulusal KDV fatura denetim platformundan indirebilir ve belgedeki elektronik imzanın geçerliliğini doğrulayabilirler.
Pilot programa seçilen vergi mükelleflerinin listesi NMTB’nin resmi internet sitesinde yayınlanacak. Sadece bu listede yer alan vergi mükellefleri, program kapsamındaki bölge olan Ningbo’da, NMTB yetkisi altındaki vergi mükelleflerine elektronik KDV özel faturaları düzenleyebilecek.
Çin’de daha önceden uygulanan pilot programlar, sadece KDV genel e-faturaların düzenlenmesine odaklanıyordu. Pilot programın uygulanması, Çin Hükumetinin bu yıl sonuna kadar ülke genelinde KDV faturalarında e-faturayı benimsemeye yönelik iddialı planları için attığı önemli bir adım sayılabilir.
Bu girişimin başarısı, kilit bir role sahip. Programın başarısı, ilk olarak bölge kapsamını genişletmek için doğru zamanın gelip gelmediğini belirleyecek. Aynı zamanda, bu agresif zaman çizelgesine göre Çin’de elektronik KDV özel faturaları için kesin bir uygulamanın gözüpek bir hedef mi yoksa ne yapılacağına dair fiili bir plan mı olduğunu gösterecek.
Sovos, tüm dünyada müşterilerini e-fatura zorunluluklarına uyumlu tutmak konusunda on yıldan fazla deneyime sahiptir.
Hindistan’ın e-fatura reformu, değişiklikler ve güncellemelerle dolu iniş çıkışlı bir süreçten sonra bu sene 1 Ekim’de uygulamaya kondu. Bu e-fatura reformu, 2017’de getirilen Mal ve Hizmet Vergisinden (GST) sonra vergi ile ilgili en büyük gelişme olarak kabul ediliyor. Hindistanlı yetkililer, özel sektörün hazırlanmak için daha fazla zaman taleplerine rağmen, e-fatura reformunu daha fazla gecikme olmaksızın uygulamaya koymayı tercih etti. Ancak bu durum, vergi mükellefleri için son dakika değişiklikleri ile sonuçlandı.
Zorunluluğun ilk haftaları, zorunluluk öncesi süreçten daha başarılı geçti. Bunun sebebi, Fatura Kayıt Portalı’nın (IRP) arka planındaki gerçek zamanlı denetim sisteminin çok iyi çalışmasıydı. Yerel haberlere göre, e-faturanın benimsenmesi çok başarılı oldu ve zorunluluğun ilk bir haftası içinde IRP’de 6,95 milyon fatura denetlendi.
Başarının bu ilk işaretleri, yetkilileri henüz zorunluluk kapsamında olmayan vergi mükellefleri için yeni son tarihler ilan etmek konusunda cesaretlendirdi. Hindistan Maliye Bakanı, geçtiğimiz 9 Ekim 2020’de, eşik sınır değeri 1 trilyon INR ve üstü olan işletmelerin 1 Ocak 2021’den itibaren IRP’ye erişebileceklerini duyurdu. 1 Nisan 2021 itibariyle ise tüm vergi mükellefleri sisteme erişim sahibi olacak. Dahası, Bakanlığa göre e-fatura mekanizması yakın zamanda mevcut e-irsaliye sisteminin de yerini alacak.
Bu beyanlar Hindistan yetkililerinin sergilediği hırslı yaklaşımla uyumlu ve gerçekçi görünse bile, şu ana kadar hükumet, duyurulan tarihleri kanunen bağlayıcı gereklilikler haline getirmek için resmi bir adım atmadı. Öte yandan, geçmiş eylemlere bakıldığında sonraki adımların da gerçekleşmesi an meselesi.
Bahsi geçen mükellef gruplarının faturalarını verilen tarihlerde IRP’ye göndermelerinin zorunlu mu, yoksa sadece bir olasılık mı olduğu, Bakan’ın açıklamasında belirsiz kalan başlıklardan biri. Vergi mükelleflerini diken üstünde tutan bu konular, önümüzdeki günlerde ve haftalarda aydınlanacak.
Sovos, tüm dünyada müşterilerini e-fatura zorunluluklarına uyumlu tutmak konusunda on yıldan fazla deneyime sahiptir.
Hindistan’daki vergi mükelleflerini ilgilendiren e-fatura reformunun yürürlüğe girmesine yalnızca iki hafta kaldı. Fatura sisteminde, Sürekli İşlem Denetimi (CTC) ilk olarak Aralık 2019’da getirilmiş olmasına rağmen, o günden bu yana GSTN tarafından birçok değişiklik ve güncelleme gerçekleştirildi. Temmuz ayında açıklanan ve Hindistan’ın planladığı e-fatura reformunun taslağını ve kapsamını etkileyecek olan değişikliklere ek olarak, Ağustos ve Eylül ayında da vergi dairesinin e-fatura platformunda bir takım güncellemeler ve düzenlemeler yapıldı. Tüm bu değişikliklere rağmen, düzenlemenin 1 Ekim 2020 tarihinde resmen yürürlüğe gireceği belirtiliyor.
GSTN Konseyi, 14 Ağustos 2020 tarihinde e-fatura sistemiyle ilgili bir webinar düzenledi. Bu webinarda, önerilen sistemin nasıl çalışacağı hakkında ayrıntılı bilgiler verildi ve vergi mükelleflerinin soruları yanıtlandı. İşte webinarda ele alınan önemli başlıklar:
Hintli yetkililer, API Sandbox internet sitesinde 8 Eylül 2020 tarihinde yayınlanan yeni sürüm notları gibi teknik güncellemeler ve açıklamalar yapmaya devam ediyor. Sürüm notlarına göre, E-Ticaret Operatörleri (ECO) artık Sandbox sistemi üzerinde API’leri kaydedebilecek ve test edebilecek. Böylece ECO’lar artık e-fatura sistemini kullanarak, tedarikçiler adına oluşturdukları JSON dosyalarını IRP’ye iletebilecek. QR kodlarının ve imzalanan e-fatura dosyalarının doğrulanması için mobil bir uygulamanın kullanılacağı ise sürüm notlarında verilen bir başka önemli güncelleme olarak dikkat çekiyor. Bunlara ek olarak, doğrulama kurallarında güncellemeler ve API’ler üzerinde iyileştirmeler yapılıyor.
Aslında bu sorunun cevabı, ilk uygulamanın ne kadar başarılı olacağına bağlı. Gelecek aylarda daha birçok teknik değişiklik ve iyileştirme göreceğimiz aşikâr. Buna ek olarak, yükümlülüklere uyması gereken vergi mükelleflerinin kapsamında da bir takım mevzuata ilişkin değişiklikler olabilir. Reformun temel hedefinin, tüm vergi mükelleflerinin bir araya getirildiği bir CTC (Sürekli İşlem Denetimi) sisteminin kullanılması olduğu göz önüne alındığında, bu yükümlülüğün kapsamı daha fazla vergi mükellefinin dahil edecek şekilde genişletilecektir. Söz konusu yükümlülükle ilgili zorunluluk sınırı, yürürlüğe gireceği 1 Ekim tarihinden yalnızca bir ay önce artırıldığı için, bazı vergi mükellefleri hali hazırda kapsamın dışında kalmaya devam ediyor. Ancak, e-fatura sisteminin yeterli şekilde çalıştığı kanıtlandıktan sonra, söz konusu mükellefler yeniden kapsam dahiline alınacaktır.
Sovos, tüm dünyada müşterilerini e-fatura zorunluluklarına uyumlu tutmak konusunda on yıldan fazla deneyime sahiptir.
Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), dijital vergi kontrolü uygulamalarında yaptığı yeniliklere e-dönüşüm uygulamalarının kapsamlarının genişletilmesi ve yeni bir belge türünün uygulamaya alınması ile devam ediyor. GİB, geçtiğimiz günlerde yayımladığı Tebliğ Taslağında, kamu istişaresine açılan mevcut regülasyonlarda değişikliğe gidilebileceğini belirtti. Vergi Usul Kanunu hakkında 2019 yılının Ekim ayında yayımlanan ve tüm e-belge regülasyonlarını tek çatı altına toplamayı amaçlayan Genel Tebliğin, bu son taslakla birlikte değiştirilmesi planlanıyor. Genel Tebliğ, elektronik belge uygulamalarına dâhil olma ve geçiş süreçleriyle ilgili prosedürleri ve ilkeleri, elektronik belge uygulamalarının zorunlu olduğu alanları ve bu belgelerde yer alacak bilgileri öne çıkarıyordu. Taslak Tebliğde ise yeni bir belge türü olan e-adisyon tanıtılıyor, e-fatura ve e-arşiv faturaları kapsamındaki değişiklikler ve yeni yükümlülükler yer alıyor.
Taslak tebliğde, e-adisyon adı verilen bir belge türüne yer veriliyor. Adisyon (hesap), restoranlar, barlar ve kafelerde kullanılan ve müşterinin ödemesi gereken toplam tutarın hesabının tutulduğu bir belgedir ve masada servis yapan işletmeler için zorunlu bir doküman olup halihazırda kağıt olarak düzenlenmektedir. Yeni tebliğ taslağına göre e-adisyon, satış hasılatı tutarlarına bağlı olarak bazı işletmeler için zorunlu hale gelebilir.
Tebliğ Taslağında yer alan bir başka yeni yükümlülük ise Türk İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan standart kodlarının mal ve hizmetlere dâhil edilmesiyle ilgilidir. Bu kodların e-fatura, e-arşiv fatura, e-irsaliye, e-muhasebe makbuzu ve e-serbest meslek makbuzu gibi belgelerde kullanılması gerekecek. Bu yeni yükümlülüğün uygulanmasıyla ilgili farklı vergi mükellefleri için farklı zaman çizelgesi sunan aşamalı bir yaklaşım benimsendi.
Tebliğ Taslağına göre, “Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)”, GİB sistemi tarafından otomatik olarak doldurulacak. GİB ise toplanan bu verileri, daha sonra vergi mükellefleri tarafından onaylanacak bildirimleri otomatik olarak doldurmak üzere kullanacak.
Tebliğ Taslağında belirtilen bir başka değişiklik ise, e-fatura ve e-arşiv faturalarının kapsamının genişletilmesi oldu. E-fatura ve e-arşiv fatura uygulamaları sağlık hizmeti sunucuları ile medikal malzeme ve ilaç/etken madde temin eden merkezler için (eczaneler, hastaneler, tıbbi ürün tedarikçileri, gözlükçüler vb.) zorunlu hale getiriliyor. E-fatura ve e-arşiv faturalarıyla ilgili olarak, söz konusu zorunluluk kapsamında olan vergi mükellefleri GİB portalına bağlanmak için herhangi bir yöntem tercih etmezse bu vergi mükellefleri için GİB tarafından otomatik olarak bir kullanıcı hesabı oluşturulabilecek.
Türkiye, e-belge uygulamalarının kapsamını hızla genişletiyor ve Tebliğ Taslağından da anlaşılacağı gibi, dijital vergi dönüşümü hızla devam ediyor. Gelecek haftalarda GİB’in, sektörden gelen geri bildirimleri incelemeyi tamamlaması ve Tebliğ Taslağı hükümlerini son haline getirmesi bekleniyor.
Sovos, tüm dünyada müşterilerini e-fatura zorunluluklarına uyumlu tutmak konusunda on yıldan fazla deneyime sahiptir.
Sürekli İşlem Denetimi (CTC) alanında Yunanistan’da gerçekleştirilen ilk uygulama olan myDATA’nın 1 Ekim tarihinde yürürlüğe girmesiyle birlikte, daha geniş kapsamlı bir vergi reformunun yasal anlamda netlik kazanma sürecinin de tamamlanmaya bir adım daha yaklaşacağı tahmin ediliyor. Yunanistan’ın vergi reformunun yalnızca CTC raporlamayı değil, aynı zamanda e-fatura uygulamasını da kapsaması bekleniyor. Ancak, bugüne kadar parçalar halinde yayımlanmış olan dokümantasyon, e-fatura uygulamasına dair tanımlanan ya da iletilen herhangi net bir zorunluluk içermiyor. Bu durum, myDATA uygulamasının görücüye çıkmasına birkaç ay kalmışken belirsizlik ortamı yaratıyor.
E-fatura uygulamasıyla ilgili bölümlere ayrılmış dokümantasyon, myDATA dokümantasyonuyla aynı zamanda yayımlandı. Bu durum, iki yasal çerçevenin, e-fatura uygulamasıyla ilgili dokümantasyonun yalnızca myDATA uygulaması için geçerli olacağı şekilde birbirine bağlı olduğu kanısını oluşturdu. Dokümantasyonun bir kısmında e-fatura uygulaması, Şubat ayında verilen 1035/2020 sayılı Kararda sunulan ve myDATA mevzuatına göre myDATA platformuna veri aktarımı yapacak yöntemlerden biri olan akredite hizmet sağlayıcıları üzerinden ele alınıyor. Diğer yöntemler arasında ERP ya da çevrim içi yazar kasalar üzerinden yapılan raporlama işlemi bulunuyor. Ancak, e-fatura süreçlerinde akredite hizmet sağlayıcılarını kullanmayı tercih eden vergi mükellefleri için e-fatura teşvikleri hakkında yayımlanan mevzuatta görülebileceği üzere, bu iki yasal çerçeve birbirinden bağımsız – ya da en azından öyle olması hedefleniyor.
IAPR tarafından gelecekte CTC e-fatura uygulamasının benimsenmesi planlanmış olsa da, hali hazırda yürürlükte olan sonradan denetlenen e-fatura kurallarının aynen uygulandığını belirtmekte fayda var. 1 Ekim tarihinde yürürlüğe girecek olan myDATA planı, Yunanistan’da e-fatura uygulamalarını etkilemeyecek. Vergi mükellefleri, ERP’leri üzerinden myDATA platformuna verilerini rapor ettikleri sürece, kağit ya da elektronik fatura düzenlemeye, KDV Yönetmeliğinde kabul edilen herhangi bir yöntemle eksiksizlik ve aslına uygunluk gerekliliklerini karşılamaya (dijital imza, fatura ve tedarik arasında bir denetim yolu oluşturan işletme kontrolleri (BCAT) ya da Avrupa Komisyonunun 1994 tarihli Tavsiyelerine göre yapılacak olan bir trampa anlaşmasıyla birlikte EDI), seçtikleri hizmet sağlayıcısı üzerinden kurumsal e-fatura süreçlerini yürütmeye ve otomatik hale getirmeye devam edebilecek.
Yunanistan’da kurumsal e-fatura süreçlerini, tedarik ve ödeme emri gibi araçlarla otomatik hale getiren işletmelerin tedarikçilerinin akredite olmasalar bile süreçlerini yarıda kesmesine gerek bulunmuyor. Benzer şekilde, Yunanistan’da otomatik e-fatura hizmeti sağlayan tedarikçiler de akredite olmaya gerek duymaksızın işlerine devam edebilecek.
E-fatura uygulamasının denetiminin sonradan yapılmasının halen mümkün olması ve sonradan denetimle ilgili yerel mevzuata uyum sağlanmasının gerekliliği gibi konular, Yunanistan’da faaliyet gösteren işletmeler ve hizmet sağlayıcılar için önemli sayılabilecek bir çıkarım olarak karşımıza çıkıyor. Ancak, IAPR’nin bazı CTC e-fatura uygulamalarını kabul etme yolunda adımlar atmış olmasına rağmen işletmelerin, böyle bir gerçek zamanlı denetim (clearance ) sistemin şekil ve düzeniyle ilgili talep edilen açıklığın önümüzdeki aylarda getirilmesini beklemesi gerekiyor.
Sovos, tüm dünyada müşterilerini e-fatura zorunluluklarına uyumlu tutmak konusunda on yıldan fazla deneyime sahiptir.
Beklendiği gibi, Portekiz vergi dairesi tarafından faturaların düzenlenmesi ile ilgili daha fazla bilgi yayımlandı. Ülkenin küçük ölçekli e-fatura reformu sırasında belirlenen şartların ertelenmesine ilişkin geçen hafta yayımlanan haberler ve şirketlerin vergi dairesine belli başlı bazı bilgileri bildirme yükümlülüğünün kaldırılması, benzersiz kimlik numarası ve QR kodlar hakkında uzun süredir beklenen bir regülasyon ile sonuçlandı.
Geçtiğimiz 2019 yılı içerisinde, 28/2019 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, benzersiz kimlik numarasını ve QR kodu zorunlu birer fatura içeriği olarak sundu. Öncesinde, 1 Ocak 2020 tarihinde yürürlüğe girmesi beklenen bu benzersiz kimlik numarasının içeriğinin ne olduğuna ve QR kodların içeriğine ilişkin ayrıntılar eksikti. Ancak, Portekiz hükümeti her iki gerekliliği daha da düzenli hale getiren bir yönetmelik yayımladı.
195/2020 sayılı Yönetmeliğe göre, 1 Ocak 2021 tarihinden itibaren, Portekiz yasalarına göre fatura düzenleyen şirketler, faturalarda kullanılan seri numaralarını, bu numaraları kullanmaya başlamadan önce Portekiz vergi dairesine bildirmek zorunda. Seri numaralarının vergi dairesine bildirilmesinin ardından vergi dairesi, bildirilen her seri numarası için bir doğrulama kodu veriyor.
Bu doğrulama kodu, daha sonra ATCUD olarak adlandırılan benzersiz kimlik numarasının bir parçası olarak kullanılıyor. ATCUD, serinin doğrulama kodu ve “ATCUD: Doğrulama Kodu-Seri numarası” formatında seri içindeki bir sıralı numaradan oluşuyor. ATCUD’nin, QR kodundan hemen önce tüm faturalara dahil edilmesi ve faturanın her sayfasında okunabilir olması gerekiyor.
Doğrulama kodu almak için vergi mükelleflerinin aşağıdaki bilgileri Portekiz vergi dairesine bildirmesi gerekiyor:
Seri numaralarının vergi dairesine bildirilmesinden sonra vergi dairesi, minimum sekiz karakterden oluşan bir doğrulama kodu oluşturuyor.
Yönetmeliğe göre, ATCUD’nin de bir parçası olan seri numarası, SAF-T dosyasının Portekiz versiyonunun belirli bir alanından elde edilen bir referans.
Yönetmelik, QR kodu tanıtmayı amaçlasa da, teknik özelliklerin vergi dairesinin internet sitesinde yayımlanacağını belirtmektedir. Ancak Yönetmelik, sertifikalı yazılım kullanılarak düzenlenen tüm belgelerde ve faturalarda QR kodun da eklenmesi gerektiğini eklemekte ve QR kodun, faturanın ilk veya son sayfasına eklenmesi ve okunabilir olması gerektiğini belirtiyor.
Geçen hafta yayımlanan Yönetmelik, fatura düzenlemek için sertifikalı yazılım kullanması gereken şirketlerin kapsamını değiştirmediği gibi sertifika gereksinimlerini de değiştirmiyor. Fakat yine de, Portekizli vergi mükellefleri, tekrardan mevcut iş ve uyumluluk süreçlerini uyarlamak ve sistemlerini 1 Ocak 2021 tarihinden önce değiştirme baskısı altındalar.
Verginin geleceğine yönelik detaylı bilgi almak için İngilizce olarak hazırlanan Trends: Continuous Global VAT Compliance dökümanını indirebilir, haberleri ve son gelişmeleri takip etmek için bizi LinkedIn ve Twitter üzerinden takip edebilirsiniz.
Geçen yıl Şubat ayında Portekiz hükümeti, 28/2019 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyi yayımlayarak e-faturaları etkileyen bazı değişiklikleri hayata geçirdi. Kanun Hükmünde Kararnamenin amacı Portekiz yasal çerçevesinde dağınık halde bulunan yasal hükümleri birleştirmek ve basitleştirmektir. Ancak bu kuralların birçoğunun geçerliliği hala gelecek yönetmeliklere bağlıdır. Bunlar arasında QR kod ve e-faturalarda kullanılması gereken benzersiz kimlik numarası (UUID) oluşturma konusunda yol gösterici yasal ve teknik özelliklerin tanımlanması da bulunmaktadır.
Portekiz vergi daireleri, QR kod ve UUID ile ilgili olarak belirlenen son tarihi değiştirmedi. Resmi olarak son tarih hala 1 Ocak 2020. Ancak bu iki gereklilik ile ilgili daha fazla ayrıntılı bilginin bulunmayışı, vergi daireleri tarafından ek bilgiler yayımlanmadan önce vergi mükelleflerinin kurallara uyabileceği konusunda şüphelere neden oldu.
Kanun Hükmünde Kararnamenin gerekçesine göre faturalarda QR kodu uygulaması ve UUID kullanımı, vergi gelirinden düşülebilecek harcamaların hesaplanması aşamasında gerçek kişiler tarafından fatura verilerinin vergi dairelerine iletilmesini kolaylaştırmayı amaçlamakta. Bu iki gereklilik konusunda teknik özelliklerin belirlenmemiş olması, tüm e-faturaların mı yoksa sadece işletmeden müşteriye (B2C) yapılan işlemlerde düzenlenen faturaların mı bu gerekliliklere uyacağı sorusunu akıllara getiriyor. Portekiz’de işletmeden işletmeye (B2B) ve işletmeden müşteriye (B2C) düzenlenen faturalar arasında bazı farklılıklar olduğu için kuralların fark gözetmek için uygulanması bekleniyor.
Kanun Hükmünde Kararname, gelecek yönetmeliklerde QR kod ve UUID ile ilgili neler bekleyebileceğimizle ilgili ipuçları sunuyor. Vergi mükelleflerinin e-faturalar düzenlenirken kullanılan seri numarasını, bu numarayı kullanmaya başlamadan önce ilgili makamlara iletmesi gerektiği belirtiliyor. Ayrıca Kanun Hükmünde Kararnamede vergi dairesine iletilen her bir belge seri numarası için vergi dairesi tarafından UUID’yi “içeren” bir kod oluşturulacağı bilgisi yer alıyor. Sonuç olarak seri numarası ve UUID bir şekilde ilişkili olabilir.
QR kod konusunda ise, QR kodun içeriği UUID ile birlikte fatura verilerini de yansıtabilir. Gelir vergisi mevzuatında yapılan bir değişikliğe göre faturaların vergi indirimi için kullanılması halinde kişiler, fatura verilerini vergi dairelerine iletmek için QR kod veya UUID kullanabilirler.
Son birkaç aydır Portekiz vergi daireleri tarafından alınan önlemler, e-fatura ile ilgili süreçlerde gecikmeye sebebiyet vermiş olabilecek Covid-19 salgınının etkilerini ortadan kaldırmaya odaklanmıştı. Buna karşılık Temmuz ayının başında Portekiz Mali İşler Bakanı, 28/2019 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameden kaynaklanan bazı yükümlülüklerin ertelenmesiyle ilgili bir bakanlık emri yayımlarken QR kod ve UUID yükümlülüklerinin uygulanmasıyla ilgili herhangi bir açıklamada bulunmadı. Bakanın bu sessizliği, Portekiz hükümetinin geçen yıl yayımlanan önlemleri etkili bir şekilde hayata geçirme konusunu tekrar gündemine aldığını ve beklenen açıklamanın yakında yayımlanacağını gösteriyor olabilir.
Verginin geleceğine yönelik detaylı bilgi almak için İngilizce olarak hazırlanan Trends: Continuous Global VAT Compliance dökümanını indirebilir, haberleri ve son gelişmeleri takip etmek için bizi LinkedIn ve Twitter üzerinden takip edebilirsiniz.
Dünya, birkaç Latin Amerika ülkesinin hem kâğıt faturaları değiştirmek hem de devletlerin alması gerekenle topladıkları arasındaki KDV açığını kapatmak için elektronik faturayı nasıl başarılı bir şekilde benimsediğine tanıklık etti.
E-fatura zorunluluklarının, fatura sürecinin basitleştirilmesi, işletmeler için maliyetlerin düşürülmesi ve KDV kontrolü için sahteciliğe karşı etkili bir önlem alınması gibi olumlu etkileri, dünyadaki tüm devletler için açık hale geldi. Asya ise, Latin Amerika’da ortaya çıkan bu eğilimi benimseyecek bir sonraki bölge. Asya bölgesindeki bazı hükümetler, mümkün olan en kısa sürede yeni bir fatura sistemi getirmeyi amaçladıklarını açıkladı. Ufukta ne olduğuna biraz ışık tutalım.
Bu yıl, Çin Devlet Vergi İdaresi (STA), fatura sisteminin genişletilmesi ve optimizasyonu hakkındaki görüşlerini yayınladı. STA, KDV elektronik faturalarına yönelik kamu hizmeti platformunu geliştirmeyi ve KDV özel faturalarının yıl sonuna kadar dijitalleştirilmesini desteklemeyi amaçlayan bir plan açıkladı.
Sonucu olarak, Çin‘de bazı bölgelerde e-fatura benimsenmesi süreci hızlandırıldı. Guangzhou Belediye Vergi Dairesi, 1 Mart 2020 tarihinden itibaren şehir genelinde sıradan e-faturaların kullanımını teşvik etmek için bir bildiri yayımladı; vergi mükellefleri, KDV’li elektronik genel fatura kesmeye başlamak için Guangdong Elektronik Vergi Dairesi’ne (http://www.etax-gd.gov.cn) başvurabiliyor. Shenzhen Qianhai Vergi Bürosu ise farklı bir yaklaşım izledi. Bu yıldan itibaren, bölge vergi dairesi artık mükellefler tarafından kâğıt genel fatura almak için başlatılan başvuru ve kâğıt alım taleplerini işleme koymayacak ve küçük ölçekli tüccarları KDV’li elektronik genel fatura kesmek üzere elektronik araçlar kullanmaya yönlendirecek.
2018 yılında, Singapur Devlet Ajansı, Infocomm Medya Geliştirme Kurumu (IMDA), bir PEPPOL Otoritesi olarak kâr amacı gütmeyen uluslararası dernek OpenPEPPOL’a Avrupa dışından katılan ilk Ulusal Otorite oldu. OpenPEPPOL, PEPPOL teknik özelliklerinin geliştirilmesi ve sürdürülmesinden sorumludur. Geçtiğimiz yıl IMDA, uluslararası Peppol E-Dağıtım Ağının bir uzantısı olması amaçlanan ülke çapındaki e-fatura ağını resmen açarak işletmelerin diğer şirketlerle uluslararası işlem yapabilmelerini sağladı. Bu yıl, ülke çapında e-fatura girişimini genişletme planıyla ilerleyen IMDA, Singapur’da faaliyet gösteren işletmelerin artık ulusal e-fatura ağı üzerinden devlet kurumlarına e-fatura gönderebileceğini duyurdu.
IMDA, ayrıca E-Fatura Kaydı Hibesi (E-Invoicing Registration Grant) aracılığıyla işletmeleri, işlemlerini e-fatura ile kayıt altına almaya teşvik etti. Bu avantaj, 25 Mart 2020 ve sonrasında Singapur’da aktif ve kayıtlı şirketler için geçerli ve bu şirketlerin 31 Aralık 2020’den önce e-fatura ağına kaydolmaları halinde hibe almalarına izin veriliyor.
Tayland‘da hükümet, e-vergi vermek için de sertifikalı üçüncü taraf hizmet sağlayıcıları kullanarak e-fatura kullanımını artıracak bir çerçeve ile sağlam bir e-fatura sistemi geliştirmek üzere çalışıyor. Bu işletmeler için uygulanabilir bir alternatif. Bazıları kendi e-vergi sistemlerine yatırım yapmak veya geliştirmek istemezken, bazıları da kendi uyumlu sistemlerini sürdürmek için sürekli olarak uygulanması gereken karmaşık teknik ve yasal adımlar nedeniyle gerçekçi bir şekilde uygun bir faturalama sistemi oluşturamıyor. Dolayısıyla Elektronik İşlemler Geliştirme Ajansı (ETDA), elektronik hizmet sağlayıcıları için başvuranın çözümünün güvenli ve uyumlu olup olmadığını değerlendirmek üzere bir sertifikalandırma süreci başlattı.
Japonya, Ekim 2023’te, her bir orana karşılık gelen tüketim vergisinin toplam tutarının, kalifiye ihracatçının kayıt numarasıyla birlikte faturaya dâhil edilmesini şart koşan Nitelikli Fatura Sistemi’ne geçecek. Cari geçiş döneminde, yalnızca standarda göre farklı miktarlardaki işlemlerin ve malzemeler için geçerli indirimli oranların faturaya dâhil edilmesi gerekiyor. Bu geçiş, Japon vergi mükelleflerine faturaların düzenlenmesi için gerekli uyum mekanizmalarını oturtabilmeleri için makul bir uyum süresi sağlayacak.
Geçen yıl Filipinler, Dijital Dönüşüm Stratejileri‘nin (PDTS) bir parçası olarak İnovasyon Yasasını yürürlüğe koydu. Bu strateji doğrultusunda, Maliye Bakanlığı 2020 yılının üçüncü çeyreğinde bir e-fatura planının başlatılacağını duyurdu. İç Gelir Bürosu, Güney Kore Hükümeti ile ortaklık yaparak 2022 yılı sonuna kadar gelişimi tamamlamayı ve e-fatura sistemine tamamen geçmiş olmayı hedefliyor.
Bölgedeki değişim rüzgârları, fatura sistemlerinin dijitalleştirilmesi lehine güçlü bir şekilde esiyor. Birçok hükümet, eski ve geleneksel kâğıt faturaların yerine e-faturaları teşvik etmeye karar verdi. İşletmeler, dünya ve özellikle Asya genelinde trend olan yeni e-fatura uyumluluk gereksinimlerini benimsemeye hazırlanmalı.
Verginin geleceğine yönelik detaylı bilgi almak için İngilizce olarak hazırlanan Trends: Continuous Global VAT Compliance dökümanını indirebilir, haberleri ve son gelişmeleri takip etmek için bizi LinkedIn ve Twitter üzerinden takip edebilirsiniz.
Artan vergi kontrolü ve maliyet azaltımına çözüm üreten e-fatura kavramı, dünyanın yeni alanlarına yayılıyor. Hem devletler hem de işletmeler e-faturanın faydalarının farkında olduğu için, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da e-fatura rejimlerini benimseyen ülke sayısı artıyor. Bu bölgelerdeki bazı ülkeler e-faturayı çoktan benimsemiş olsalar da diğer ülkeler Sürekli İşlem Denetimi (CTC) sistemlerini benimseme aşamasındalar. Bu bölgelerdeki ülkeler farklı yaklaşımlar izleseler de asıl amaç aynı: Vergi kontrolünün dijital dönüşümü.
Orta Doğu’da birçok değişiklik oluyor. Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Umman ve Katar zaten e-faturayı yürürlüğe koydular. Ocak 2018’de, KDV’nin uygulanmaya başlamasının ardından Suudi Arabistan, ESAL adlı ulusal bir elektronik faturalama platformunun kullanılmasını da teşvik etmeye başladı. Umman ve Katar henüz KDV uygulamıyor, ancak uygulamaya başladıklarında e-fatura bu ülkeler için daha önemli bir hâle gelecek. CTC rejimlerini kullanmaya hazırlanan bölgedeki diğer ülkeler ise onlar için örnek teşkil edecek.
Ürdün’de vergi dairesi, farklı ülkelerdeki CTC rejimlerini analiz etmek için araştırmalar yapıyor. Bu da, çok yakında yeni bir CTC e-fatura sistemini piyasaya tanıtma niyetinde olduklarına dair güçlü bir işaret.
Son zamanlarda, İsrail de yeni CTC rejimi planları olduğunu açıkladı. Muhasebe yazılımı sağlayıcılarına, önümüzdeki süreçte CTC rejimine hazırlıklı olmaları için tavsiyelerde bulundu. İsrail’in bir CTC rejimini benimsemesinden sonra, bölgedeki gelişmeler domino etkisi gibi ardı ardına gelecektir.
Tunus, e-faturada konusunda bir öncüdür. 2016 yılından bu yana, faturaların elektronik ortamda düzenlenmesi Mali Hukuk çerçevesinde yürürlüğe konmuştur ve daha büyük vergi mükellefleri için e-fatura zorunlu hâle getirilmiştir. Tunus e-fatura rejimine göre, e-faturalar devletin atadığı bir otorite tarafından kaydedilmek zorundadır. Bu nedenle de CTC çerçevesine dâhil edilir.
CTC sistemine doğru hızla ilerleyen bir diğer ülke de Mısır. Mısır Hükümeti, bir süredir CTC rejimlerine yönelik olan en iyi uygulamaları değerlendiriyor. Son olarak, Nisan 2020’de ülkede kayıtlı tüm işletmeler için e-faturayı zorunlu kılan bir kararname yayınlandı. Ancak, e-fatura sisteminin detayları henüz açıklanmadı. Mısır Vergi İdaresi; uyulması gereken teknik kontroller ve koşullar ile e-fatura sisteminin uygulanma aşamalarını açıklayacak.
Fas da farklı e-fatura sistemlerini takip ediyor. Mısır’ın e-fatura girişimlerinden sonra, Fas Hükümeti ülkeye kayıtlı vergi mükellefleri için e-faturayı zorunlu kılma yönünde benzer bir adım atmaya hazırlanıyor.
Tüm biçim ve versiyonları ile e-faturanın, önümüzdeki yıllarda CTC rejimlerinin uygulanmasının beklendiği Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da giderek daha popüler hâle gelen bir eğilim olduğu açıktır. Alınan tedbirlerde benzerlikler olsa da vergilendirme, vergi kontrol zorlukları ve yasal kültür söz konusu olduğunda her ülkenin kendine özgü özellikleri vardır. Bunun sonucu olarak, her rejimde çeşitlilikle karşılaşılabilir.
Verginin geleceğine yönelik detaylı bilgi almak için İngilizce olarak hazırlanan Trends: Continuous Global VAT Compliance dökümanını indirebilir, haberleri ve son gelişmeleri takip etmek için bizi LinkedIn ve Twitter üzerinden takip edebilirsiniz.
MyDATA çerçevesinde uzun süreli sıkı bir çalışmanın ardından, planı tüm Yunanistan’da uygulamaya koymadan önce az bir belgelendirme işi kalmışken IAPR dikkatini e-faturaya yöneltti. Geçen hafta IAPR ve Maliye Bakanlığı, yasalaştığında myDATA sistemini Yunanistan’da yürürlüğe koyacak olan uzun zamandır beklenen tasarıyı imzaladı. IAPR’ın duyurusuna göre tasarı; uygulama kapsamını, istisnaları, verilecek verileri, zamanlamayı, iletim yöntemlerini ve işletmelerin özel yükümlülüklerini belirliyor. Buna paralel olarak tasarı, yeni çerçevenin kurallarına göre sürekli işlem denetimi e-faturalarını, yani akredite edilmiş hizmet sağlayıcıları aracılığıyla düzenlenen e-faturaları vurguluyor. Tasarının önümüzdeki günlerde Resmi Gazete’de yayımlanması bekleniyor.
Gelecek olan tasarı yalnızca myDATA raporlama çerçevesini değil, aynı zamanda belirli bir ölçüde Sürekli İşlem Denetimli e-fatura sistemini de düzenlemeyi hedefliyor. Sürekli İşlem Denetimli e-fatura’nın Temmuz 2020 itibariyle gönüllülük esasına dayalı olarak başlaması ve yeni e-fatura yöntemini kullanan işletmelere teşvik verilmesi bekleniyor.
E-fatura hizmet sağlayıcılarını bu yıl yayımlanan akreditasyon planına uygun şekilde sertifikalandırmak üzere bir komisyon görevlendirildi. Hizmet sağlayıcılar, e-fatura çözümlerinin IAPR’ın e-fatura düzenleme, bütünlük, orijinallik ve myDATA çerçevesine bildirim uyumluluğunu belgeleyen “uygunluk izni” için başvuru yapmaya davet edildi.
Akreditasyon yasası ve uygulama belgelendirmelerinde açıklanan sertifikasyon gereksinimleri (IAPR’ın Yunanca e-fatura internet sitesinde bulunabilir), bir dizi finansal, teknik ve güvenlik kriterinin yanı sıra, myDATA platformuyla entegrasyon yeterliliklerini de gerektiriyor.
Hizmet sağlayıcıların akredite olmak için değerlendirilecekleri kriterler hakkındaki belirsizlik ise sürüyor. Kriterler, hizmet sağlayıcıların vergi idaresi adına sürekli işlem denetimini ne ölçüde gerçekleştirmesi beklendiğine bağlı olarak, yerel kuruluşların yanı sıra, Yunan olmayan çözüm sağlayıcıların akredite Yunan sağlayıcılarla birbirine bağlı çalışmasını gerektirebilecek diğer özellikleri içerebilir.
Son yapılan duyuru, aşağıdaki önemli bildirim tarihlerinde gerekli verilerin aşamalı olarak bildirilmesi gerektiğini ifade ediyor:
MyDATA çerçevesi gelecek tasarıyla şekillenirken, aynı tasarıda yer alan sürekli işlem denetimli e-fatura regülasyonu ise IAPR’ın KDV reformu stratejisindeki ilginç politika değişikliğine işaret ediyor.
IAPR’ın e-faturaya doğru kayması, işletme otomasyonunun yaratması beklenen avantajların yanı sıra, hem KDV toplama fırsatlarını tanımlama hem de myDATA’ya yapılacak özgün işlemsel güncellemeleri açısından daha doğrudan etkilere de sahip olacak. IAPR henüz bu amaçla benimseyeceği formatı veya planı son haline getirmiş olmasa da, e-faturanın akredite edilen hizmet sağlayıcılar tarafından gerçekleştirilmesine dönük değişiklik, şu anda myDATA çerçevesinde ERP bazlı raporlamadan daha öncelikli görünüyor.
Sovos, tüm dünyada müşterilerini e-fatura zorunluluklarına uyumlu tutmak konusunda on yıldan fazla deneyime sahiptir.
Çeşitliliği ile ünlü olan Hindistan, e-fatura çerçevesine de aynı çeşitliliği yansıtıyor. E-fatura tanıtıldığından beri gerekli süreçlerde ve teknik (“JSON”) fatura şemasında çeşitli değişiklikler yapıldı. Bu sayede de mükellefler açısından yeni olanaklar doğdu. Mevcut Sürekli İşlem Denetimi (Continuous Transaction Control-CTC) sistemlerinin çoğu, dijital vergi denetimlerine düzenli olarak yeni unsurlar getirerek, kapsamlarını genellikle yeni alanlara genişlettiğinden, bu tür değişiklikler şaşırtıcı değil. Şili, Meksika ve Türkiye’de olduğu gibi en oturmuş CTC sistemlerinde bile, bu tür değişiklikler sık görülüyor ve kaçınılmaz olarak vergi mükelleflerini sürekli tetikte bekletiyor. CTC kavramı hâlâ nispeten yeni sayılır. Yaklaşık 10-15 yıl önce gündeme ilk geldiğinden bu yana, vergi daireleri bu sistemlerin getirebilecekleri faydalar konusunda akıllıca davrandılar. Sonuç olarak, yeni CTC rejimlerinin tanıtıldığını ve mevcut olanların, vergi denetimlerini daha da optimize etmek amacıyla, sürekli olarak değiştirildiğini görüyoruz.
Hindistan’ın e-fatura sistemi kapsamındaki yükümlülükler henüz yürürlüğe girmedi, ancak yayımlandıklarından tarihten beri bu yükümlülükler birçok kez değişti. Zorunluluk için verilen sürenin bitiminden önce yapılan bu değişiklikler, bu sürenin bir kez daha uzatılacağı anlamına gelmiyor. Doğrusunu söylemek gerekirse, düzenlemelerin yürürlüğe girmesinden önce ve sonra, tüm CTC rejimlerinde değişmeyen tek şey değişikliktir.
Yasal açıdan sadece bir tane düzenleyici değişiklik yapıldı. Bu değişikliğin iki ana bileşeni mevcut. İlk bölüm zorunlu CTC rejimini Ekim 2020’ye erteledi. 21 Mart’ta, 13/2020 No’lu Tebliğ, zorunluluğun hayata geçirilme tarihini ertelemenin yanı sıra, belirli işletme kategorilerini de kapsam dışında bıraktı. Dolayısıyla, değişikliğin ikinci bölümü kapsam dışı olan işletme kategorileri hakkında oldu. Bu kategoriye dahil olanlar: sigortacılar, bankacılık şirketleri ve bankacılık dışı finans şirketleri de dahil olmak üzere finans kurumları; malların karayolu ile taşıma hizmeti veren nakliye acenteleri; yolcu taşımacılığı hizmeti veren firmalar; çok salonlu sinemalarda sinema filmleri gösterme izni bulunan kayıtlı kişiler.
Teknik açıdan bakıldığında, son birkaç ayda iki sefer teknik fatura şeması değişikliği yapıldı; mevcut JSON şema sürümü 1.02’dir. İkinci şema değişikliği esaslı olmasa da, ilk sürüm değişikliği kesinlikle öyleydi: JSON, isteğe bağlı olarak e-irsaliye ile ilgili alanları içerecek şekilde genişletildi. Bu, e-fatura ve e-irsaliye platformları arasındaki arka uç bağlantısı sayesinde, aynı anda hem e-fatura hem de e-irsaliye düzenlemenin mümkün olduğu anlamına geliyor. Sonuç olarak, ilgili tüm fatura ve e-irsaliye bilgileri e-fatura portalından hem e-irsaliye portalına, hem de gerçek zamanlı olarak GST portalına aktarılabilecek. Bu arka uç bağlantısı tam anlamıyla şaşırtıcı değildi. Çünkü GSTN’nin, satıcı için GST iade beyannamelerinin ANX-1 bölümünü ve alıcı için ANX-2 bölümünü IRP’den alınan e-fatura verilerini kullanarak otomatik olarak dolduracağı zaten duyurulmuştu. Ancak yetkililer, e-irsaliyenin önceden doldurulmasının daha uzun vadeli bir hedef olduğunu belirtmişti. Son şema değişikliklerinden sonra açıkça görülüyor ki e-fatura platformu; e-irsaliye ve GST iade platformlarına sağlanan ana veri kaynağı olarak Hindistan hükümetindeki veri toplamanın merkezinde yer alacak. Kullanıcıların artık e-irsaliye sistemine ayrı erişim veya GST dosyalama konularında endişelenmesi pek olası değil, çünkü vergi ile ilgili bu yükümlülükler e-fatura sistemi üzerinden otomatik olarak yerine getirilecek.
Birçok şirket, Ekim ayındaki geçiş tarihinin daha fazla ertelenme ihtimali olup olmadığını merak ederken, e-fatura zorunluluğu kapsamında yer alan çoğu şirket uygulama süreçlerini başlattı. Başka bir erteleme daha olabilir, ancak emin olmanın bir yolu yok. Uygulamayı ertelemek artık işletmeler için çok riskli bir karar olacaktır. Mevcut hükümetin ısrarcı reform vaadi ve ilgili makamların canlı bir Sürekli İşlem Denetimi sisteminden göreceği faydalar göz önüne alındığında, uyumsuzluk büyük riskler getirebilir. Geçiş tarihi yaklaştıkça, riskler daha da artacaktır. 14 Haziran’da gerçekleşecek bir sonraki GST Konseyi toplantısı, kapsam dahilindeki işletmelerin hoş karşılayacağı bir netlik sağlayacaktır.
Sovos, tüm dünyada SAP müşterilerini e-fatura zorunluluklarına uyumlu tutmak konusunda on yıldan fazla deneyime sahiptir. Sovos şirketleri, Hindistan ve tüm dünyadaki e-fatura zorunluluklarıyla nasıl uyumlu tutuyor öğrenin.
Temmuz ayı itibari ile 2018 yılı veya sonraki yıllarda cirosu 25 milyon TL ve üzeri olan tüm mükelleflerin e-irsaliye uygulamasına geçmesi gerekiyor.
Zorunluluk tarihi hızla yaklaşırken, kağıt fatura irsaliye yerine kullanabilirken e-faturaların e-irsaliyelerin yerine geçip geçemeyeceği mükelleflerin aklında olan sorulardan biri.
Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), uygulamaya kayıtlı mükellefler arasında, malın teslimi anında düzenlenen e-faturaların, e-irsaliye yerine geçebileceğini belirtti. Ancak bir takım şartlar sağlanmalı:
E-arşiv fatura da aynı koşulları sağladığı takdirde e-irsaliyelerin yerine geçebilir. Ancak faturanın imzalanma koşulu bu uygulamada biraz daha gevşetilmiştir. E-arşiv faturanın e-irsaliye yerine geçebilmesi için üzerinde bulunması gereken imza, kalemle imzalanmış bir imza veya taranmış ya da fotoğrafı çekilmiş bir imza olabilir.
Her ne kadar elektronik faturalar e-irsaliye yerine geçiyor olsa da, bu durum mükellefleri e-irsaliye zorunluluğundan muaf tutmuyor.
GİB, e-dönüşüm uygulamalarına geçiş zorunluluk tarihlerinde herhangi bir esneklik yapmıyor. Genel tebliğ’de belirtilen tarihlere göre mükellefler geçişlerini gerçekleştirmeliler.
E-irsaliye uygulaması için ise, 1 Temmuz 2020 tarihinde, 2018 yılı veya sonraki yıllarda brüt satış hasılatı 25 milyon TL ve üzeri olan tüm mükellefler geçişlerini tamamlamalılar. 25 milyon TL ve üzeri cironun yanı sıra belirli sektörlerde bulunan mükellefler ve başkanlık analizi sonucu riskli ya da vergiye uyum düzeyi düşük olarak tespit edilmiş mükellefler de zorunluluğa uyum sağlamalılar.
E-irsaliye uygulaması, kapsamı ve uygulama kılavuzu hakkında detaylı bilgiye önceki blog yazımızdan ulaşabilirsiniz.
Sovos, tüm dünyada müşterilerini e-fatura zorunluluklarına uyumlu tutmak konusunda on yıldan fazla deneyime sahiptir.
Geçtiğimiz yılda İtalya, Macaristan ve İspanya gibi ülkelerin öncü girişimlerini takiben, pek çok Avrupa ülkesinin dijital vergi denetim reformlarında bir artış gözlemlendi. Bu yılın başında Arnavutluk, malileştirme olarak adlandırılan Sürekli İşlem Denetimi (CTC) sisteminin başlayacağını duyurarak Fransa ve Polonya’nın arasına katıldı. Bu tasarı, faturaların düzenlenmeden önce vergi dairesi tarafından onaylanmasını zorunlu kılıyor.
Vergi mükelleflerinin, e-faturalarını eş zamanlı olarak merkezi faturalandırma platformuna aktarabilmesi için lisanslı yazılımlar kullanması gerekiyor. Ayrıca mükellefler faturaları ister elektronik ortamda ister kağıt üzerinde takas edebilirler.
Malileştirme sistemlerinin kullanılacağı iki çeşit lisanslı yazılım bulunuyor.
Üretici, Arnavutluk Bilgi Toplumu Ulusal Ajansı (NAIS) tarafından hazırlanmış sertifikaya dayanan bir imzayı ve belirtilmiş zorunlu içerik gereksinimlerini bulunduran bir fatura hazırlar. Vergi dairesi, faturayı onayladıktan sonra, özgün bir tanımlama numarası (NIVF) yaratarak üreticiye faturayı iade eder. Üretici, NIVF’yi ekleyerek müşterisini faturalandırır.
Ancak Arnavut sistemi, Hindistan’da bu sene başlatılan vergi denetim usulünün aksine, faturaların taraflar arasında elektronik ortamda mı yoksa kağıt üstünde mi takas edildiğini denetlemiyor.
Malileştirme süreci taşıma belgeleri gibi destekleyici belgeleri de içerebiliyor. Bu durumda faturanın kare kodunun, ürünle birlikte basılıp yollanması gerekiyor.
Faturalardan hükümetin merkezi platformuna gelen veriler, her ay otomatik olarak vergi mükellefinin KDV defterine yansıtılıyor. Bu işlemlerin tümünü merkezi platform sürdürüyor. Ayrıca aylık KDV iadesini de merkezi platform gerçekleştirmektedir.
Malileştirme düzenlemeleri, Arnavut ödeme hizmetleri sağlayıcılarına bazı raporlama zorunlulukları getiriyor. Sağlayıcıların günlük olarak, nakdi olmayan işlemlere ait e-fatura ödemelerini kaydetmeleri ve raporlamaları gerekmekte.
Küçük istisnalar dışında Sürekli İşlem Denetimi (CTC) sistemi KDV ve gelir vergisine tabi tutulan tüm Arnavutlar üzerinde geçerli olacak. Sistem 1 Eylül 2020’den itibaren aşamalı olarak aşağıdaki gibi hayata geçirilecektir:
Eylül 2020’den itibaren: KDV ve kurumlar gelir vergisine (CIT) tabi, yıllık cirosu 8 milyon Arnavutluk Lekini aşan vergi mükelleflerinin tüm nakdi işlemleri yapılacaktır.
Ocak 2021’den itibaren:
Temmuz 2021’den itibaren: işletmeden işletmeye nakdi olmayan işlemler.
Malileştirme yasası, AB KDV Yönergesi ve kamu ihalelerinde e-faturalandırma üzerine Yönerge 2014/55 ile uyumlu ilerliyor. Sonuç olarak malileştirme yasaları, Arnavut yasalarını AB’nin e-faturalandırma sistemine yaklaştırıyor. Henüz malileştirme yasasının uygulanabilmesi için ek mevzuatlar gerekse de Arnavutluk, onaylanmış vergi denetimleri uygulayarak KDV dolandırıcılığına karşı savaşında ciddiyetini kanıtlamış durumda.
Arnavutluk, sadece 2020’nin çalkantı ve ekonomik zorlukları karşısında güçlü bir CTC sistemini hayata geçirmeye çabalamakla kalmadı. Belki çok daha önemlisi, kayda değer bir ilerleme gerçekleştirildi. Kullanılacak yazılımsal çözümlere dair gereklilikleri düzenleyen birinci Bakanlık Talimatı Nisanda yayımlandı. Neticede tüm bunlar, küçük bir ülke için dolandırıcılığa karşı savaşta etkileyici bir gelişme.
Verginin geleceğine yönelik detaylı bilgi almak için İngilizce olarak hazırlanan Trends: Continuous Global VAT Compliance dökümanını indirebilir, haberleri ve son gelişmeleri takip etmek için bizi LinkedIn ve Twitter üzerinden takip edebilirsiniz.
E-defter uygulaması, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın (GİB) yayımladığı regülasyon güncellemesiyle, e-fatura kullanıcılarına, bağımsız denetime tabi olan şirketler ile Başkanlık tarafından vergi uyumluluğu düşük olarak belirlenen şirketler için zorunlu hale geldi.
E-defter uygulaması, kanunen tutulması zorunlu olan yevmiye defteri ve büyük defterin dijital ortamda oluşturulduğu ve berat adı verilen dijital dosyalarla başkanlığa iletildiği sistemdir. e-Defter uygulaması, defterlerin saklanma maliyetini azaltır ve noter onayı gibi işlemlerin yerine geçmesi sebebiyle de zaman tasarrufu sağlar. Bu gönüllü geçişlerin artmasını da destekler.
E-defter uygulamasını kullanabilmek için, şirketler önce GİB tarafından belirlenen bir takım ön hazırlıkları tamamlamalıdır:
E-defter, tüm defter verilerinin elektronik olarak oluşturulup imzalanmasını sağlayarak, verilerin ve kaynaklarının doğruluğunu garanti altına alma amacıyla uygulamaya sokulmuştur diyebiliriz. Aynı zamanda bu regülasyonla denetim esnasında kolaylık oluşturacak bu zorunlulukla, saklanan verilerin kaybolma ve zarar görme ihtimalini de düşürmek amaçlanmıştır.
E-defter uygulaması birçok avantaj sunar:
E-defter uygulamasının kullanım amacındaki bu durum ekonomiye yasal dayanak ve firmalara güven oluşturmaktadır.
Sovos, tüm dünyada müşterilerini e-fatura zorunluluklarına uyumlu tutmak konusunda on yıldan fazla deneyime sahiptir.
İtalya’nın onaylama modelindeki (clearance model) e-fatura sistemi FatturaPA’da yenilikler yapılacağını öngörenler haklı çıktı. İtalya vergi dairesi Agenzia delle Entrate – AdE İtalya’daki B2B ve B2G e-faturalar için yeni teknik şartnameler ve planlar yayınladı. Bu değişiklikler ne anlama geliyor? Ve iş süreçlerini nasıl etkiliyor?
Geçtiğimiz haftalarda üç güncelleme yapıldı:
B2B ve B2G XML formatlarına getirilen yeni şartlardan biri de (özellikle sosyal yardımlardaki) stopaj vergilerinin sisteme dahil edilmesi. Ayrıca, kendiliğinden düzenlenen faturalar ve birleştirme belgeleri dahil 12 yeni belge tipi ve 17 yeni işlem özelliği seçeneği (örneğin muafiyet gerekçeleri ve karşı ödemeler) eklendi.
İçerikte yapılan bu güncellemeler nedeniyle İtalyan şirketlerinin İtalya’daki vergi sistemini artık daha da iyi tanıması gerekiyor. Bu değişiklikler vergi mükelleflerinin ellerindeki malzemeyi sınıflandırdıkları zamanı etkileyecek. Mevcut modelde, İtalyan şirketleri KDV iadelerini teslim edene kadar bu konuda sorun yaşamıyordu. Ancak yeni plana göre bu sınıflandırma gerçek zamanlı yapılacak. Bu güncellemeler iş süreçlerini de etkileyecek gibi görünüyor. İdari külfeti ortadan kaldırmak ve birçok İtalyan şirketinin hayatını kolaylaştırmak için hazırlanan önceden tamamlanmış KDV iadelerini hayata geçirme yolunda bu gelişmeler gerekli olarak görülüyor.
Bunun paralelinde, FatturaPA formatlarının yeni sürümlerinden doğan ilave değişiklikler işletmeleri teknik açıdan da etkileyerek IT uygulamalarına hazırlıklı olmayı gerektirecek. Yapılacak teknik güncellemeler; ilave kutucukların konması, içerik uzunluğu, izin verilen karakter sayısı, kutucukların doldurulmasında isteğe bağlılık ile zorunluluk arasındaki geçişler ve bir kutucuğun ne kadar sık tekrarlanabileceği gibi konuları içerecek.
Yeni teknik şartname ile e-faturaların onaylanmasından sorumlu İtalya devletinin platformu Sistema di Interscambio – SDI tarafından uygulamaya konulacak yeni doğrulama türleri de tanıtıldı. Yeni doğrulama türlerinin çoğunda e-faturanın içeriği belge tipleriyle karşılaştırılıyor ve işlemlerin niteliği kontrol ediliyor. Bunun sonucunda, vergi mükelleflerinden yeni hataları anlamaları, işlemeleri ve bunlara uygun şekilde tepki vermeleri bekleniyor.
SDI platformu 4 Mayıs 2020’den itibaren B2B faturalarını yeni FatturaPA formatında işlemeye başlayacak. Fakat, AdE yeni planı 1 Ekim 2020 tarihinde mecbur hale getirecek. Yeni doğrulama türlerini ve hatalarını da 28 Şubat 2020 tarihli Provvedimento uyarınca ancak bu tarihten sonra başlatacak. B2G faturalar için farklı son tarihler geçerli olmakla beraber, AdE bu tarihten önce bu faturalar için yeni geçiş kuralları yayınlayabilir. B2G faturalar için yeni planın 1 Mayıs 2020 tarihinde yürürlüğe girmesi planlanıyor.
Bu son tarihlerin doğuracağı etki şu anlama geliyor: B2B ve B2G faturalara ait planlar teknik açıdan aynı olsa da vergi mükellefleri farklı son tarihlere hazırlıklı olmalı ve 1 Mayıs ile 4 Mayıs tarihleri arasında iki farklı fatura planı ile çalışmaya hazırlıklı olmalıdır.
12 Mart’ta (bu yazının İngilizce versiyonu yayına girdikten sonra), AdE FatturaPA B2G teknik şartnamesinin 1.3 sürümünü tekrar yayınladı. Sürüm numarası değişmemekle beraber, tekrar yayınlanan sürümde yeni B2G planı için yeni bir yürürlük tarihi belirtiliyor: 4 Mayıs. B2G planının 4 Mayıs’ta yürürlüğe girmesiyle beraber, SDI platformu daha önce bildirildiği gibi hem B2G hem de B2B planlarını aynı anda ve aynı tarihte işleyebilecek.
Verginin geleceğine yönelik detaylı bilgi almak için İngilizce olarak hazırlanan Trends: Continuous Global VAT Compliance dökümanını indirebilir, haberleri ve son gelişmeleri takip etmek için bizi LinkedIn ve Twitter üzerinden takip edebilirsiniz.
Hindistan’da elektronik fatura zorunluluğu için son tarih hızla geldi. Çok uluslu şirketler dikkatli davranmazlarsa regülasyona uyum sorunları SAP müşterileri için can sıkıcı sonuçlar doğurabilir.
1 Ekim’de, Hindistan, kendine has zorunlu e-fatura sistemini ülkedeki küçük işletmeler haricindeki tüm şirketler için zorunlu hale getirdi. Fakat Hindistan vergi idaresi henüz zorunluluğun her noktasına tamamıyla açıklık getirmiş değil. Bu zorunluluk QR kod kullanılarak bazı kağıt fatura işlemlerine izin verse de her faturada onay için Fatura Kayıt Portalı (IRP) üzerinden devletten dijital imza alınmasını gerektiriyor. Büyük ölçekli işletmeler bakımından bu zorunluluğa riayet etmek için e-fatura en uygun seçenek. Ayrıca, bu zorunluluğun uygulanması e-faturaya tam geçiş için ilk adım olarak görünüyor.
Şirketler, mal ve hizmet vergisi (GST) zorunluluğunun yürürlüğe gireceğini uzun zamandır biliyordu, ancak yürürlük tarihi geldikten sonra SAP müşterilerinin zorunluluğa uygunluk için çalışırken karşılaşacakları potansiyel sorunları ele alma aciliyeti ortaya çıktı:
Yerelleştirme. SAP’nin temel finansal uygulamaları yerelleştirilmiş değil, bu nedenle veri arşivleme ve ulaşılabilirlik sorunları oluşabilir. Fatura verilerini saklama ve bu verilere erişme işleminin düzgün bir şekilde yapılması, yeni e-fatura zorunluluğu ve denetlemelere yanıt verme konusunda büyük önem taşıyor. Yerelleştirmenin olmaması, çok uluslu SAP müşterilerini pahalı ve vakit alan denetim raporları sağlama riskiyle karşı karşıya bırakabilir.
Güncellemeler. Birçok şirket SAP için en güncel iyileştirme paketlerini uygulamıyor. Yeni zorunluluğa uymak için müşterilerin OSS sürümlerini yüklemeleri gerekiyor. Maalesef OSS sürümlerini yüklemek, küresel SAP şablonları üzerinde yıkıcı etkilere neden olabiliyor ve finansal işlemlerde bozulma veya aksaklık yaşanmasına yol açabiliyor. Ayrıca OSS sürümlerinin yüklenmesini yönetmek hem zor olur hem de kaynakları tüketiyor, yeni OSS sürümünün yüklenmesi de 6 ayı bulabiliyor. Bu nedenle, süreç Hindistan’da e-fatura uyumluluğu, son yürürlüğe girme tarihinden çok sonraya uzayabilir ve beklenmediği kadar pahalıya mal olabilir.
Entegrasyon. Birçok uluslararası şirket, ülkeden ülkeye farklı fatura senaryolarına sahip ve bu işlemlerin, küresel ve şirket genelindeki işlemlerle nasıl entegre edileceğini kavrayamıyor. Fatura işleme konusunda entegrasyonun olmaması Hindistan’da ve diğer bölgelerde uyum ile ilgili sorunlara neden olabilir ve bu uyumsuzluk; para cezası, sevkiyat ve ödemelerde eksiklik, tedarikçilerle ve müşterilerle gergin ilişkiler gibi ciddi sonuçlar doğurabilir.
Değişiklik. Hindistan vergi dairesi hâlâ zorunlu e-fatura zorunluluğunun ayrıntılarını paylaşıyor ve muhtemelen gelecek aylarda ve yıllarda da paylaşmaya devam edecek. Dünya genelinde e-fatura zorunlulukları hızla ve aniden değişme eğiliminde ve bu yüzden SAP müşterileri, regülasyon düzenindeki değişikliklere adapte olmak ve kritik finansal süreçlere bunları dahil etmek için uğraş veriyor. Hindistan’da da farklı şeyler yaşanmıyor ama böyle büyük ve önemli bir ülkede regülasyona uyumlu olmamak bir seçenek olamaz. SAP müşterilerinin, kendileri için değişiklikleri takip edip uygulayacak bir iş ortağına ihtiyaçları var.
GST Suvidha Sağlayıcıları veya GSP’ler, devlet elektronik belgeleri inceleyip kabul ederken şirketlere fatura işlemlerinde yardımcı olacak web platformları sunuyor. GSP’ler yardımcı ve hatta gerekli olsa da Hindistan’ın yeni e-fatura zorunluluğu sürecinde SAP müşterilerinin karşılaşmaları muhtemel olan sorunlara çözüm bulmuyor.
GSP’ler temel olarak bilgi işlemeyi sağlar, uyumu sağlamaz. Nitelikleri gereği, SAP finansal uygulamaları için yerelleştirme ve güncelleme hizmeti vermezler. Hindistan’ın iç kapsamında durum böyle, ancak bunlar e-fatura sistemlerinin çok uluslu entegrasyonunu da sağlamaz, e-fatura zorunluluklarında yapılan değişikleri yeterli derece takip etmez ve bu değişiklikleri temel sistemlere dahil etmez.
Süre hızla biterken Hindistan’daki e-fatura sürecine uymaya çalışan çok uluslu SAP müşterileri, şirketlerin 1 Ekim’e ve ötesine hazırlanırken karşılaştıkları sorunları anlayabilen ve çözebilen iş ortaklarına ihtiyaç duyuyor. Hindistan zorunlu e-fatura hakkında ciddiyetini artırırken ve zorunluluğun içeriği hızla değişirken hazırlıksız olmak veya uyum sağlamamak asla bir seçenek olamaz.
Sovos, tüm dünyada SAP müşterilerini e-fatura zorunluluklarına uyumlu tutmak konusunda on yıldan fazla deneyime sahiptir. Sovos şirketleri, Hindistan ve tüm dünyadaki e-fatura zorunluluklarıyla nasıl uyumlu tutuyor öğrenin.
Kağıt fatura dönemi bitmek üzere. E-arşiv fatura uygulaması sayesinde e-fatura mükellefi olmayan kullanıcılara da elektronik ortamda fatura düzenlemek mümkün. Kağıt fatura ihtiyacını ortadan kaldıran bu düzenleme sayesinde firmalar faturalarını son kullanıcıya e-posta gibi bir elektronik yolla doğrudan gönderebiliyor.
Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB)’nın yayımladığı tebliğe göre e-fatura kullanan tüm mükellefler, aracı hizmet sağlayıcıları ve internet reklamcılığı hizmet aracıları ile internet ortamında ilan yayınlayan mükellefler e-arşiv fatura uygulamasına 1 Ocak 2020 tarihi itibariyle zorunlu geçiş yaptılar.
Son tüketiciye kesilen faturaların oluşturulması ve arşivlenmesi maliyetli ve zor. Bu faturaların minimum 10 yıl saklanması gerekiyor. Elektronik ortamda saklanan ve istenildiğinde kolaylıkla ulaşılabilen e-arşiv faturalar bu zorlukları azımsanmayacak ölçüde azaltması şu anda zorunluluk kapsamında olmayan şirketleri de gönüllü geçişe teşvik ediyor.
| E-Fatura | E-Arşiv Fatura |
| Fatura gönderme ve alma şeklinde iki yönlü bir uygulamalıdır. | Tek yönlü bir uygulamadır. Sadece fatura göndermeyi içerir. |
| Faturanın gönderim sırasında UBL-TR formatına dönüştürülmesi zorunludur. | Serbest format veya UBL-TR formatında düzenlenebilir. |
| Sistemin merkezinde GİB olduğu için, bir rapor oluşturulup ayrıca GİB’e gönderilmez. | GİB’e günlük olarak e-arşiv fatura Raporu gönderimi zorunludur. |
| Sisteme kayıtlı mükellefler arasında düzenlenir. | E-fatura sistemine kayıtlı olmayan mükelleflere düzenlenir. (Son düzenleme ile e-arşiv sistemine kayıtlı olmayan ama gün içerisinde bir mükellefe vergiler dahil 5.000 TL ve üzeri fatura gönderen şirketler de e-arşiv fatura oluşturmalıdır.) |
E-arşiv fatura oluşturulduğunda kağıt ya da elektronik ortamda direkt olarak son kullanıcıya iletilir. Dolayısıyla e-Arşiv fatura ve alıcısı arasında GİB bulunmamaktadır. Bu sebeple GİB, oluşturulan e-arşiv fatura verilerine erişebilmek için, şirketlerin günlük olarak e-arşiv fatura raporu oluşturmasını ve GİB sistemine göndermesini zorunlu kılmıştır. Uygulamaya dahil olan şirketler içinde bulundukları gün oluşturdukları tüm e-arşiv faturaları, GİB’in belirlediği formatta bir sonraki gün sonuna kadar GİB’e raporlarlar.
E-fatura uygulamasında böyle bir rapor gerekmez, düzenlenen faturalar sistemde öncelikle GİB’e gider ve şema kontrolleri sonrasında alıcıya ulaşır.
Gerekli koşullar sağlandığında e-arşiv fatura için oluşturulan çıktılar irsaliye yerine de kullanılabilmektedir. Bu durumda tekrar bir irsaliye düzenlenmesine gerek kalmamaktadır. Koşulları şu şekilde sıralayabiliriz;
Sovos, tüm dünyada müşterilerini e-fatura zorunluluklarına uyumlu tutmak konusunda on yıldan fazla deneyime sahiptir.
Giderek kapsamı genişletilen e-fatura zorunluluğunun uygulamada başarılı bir şekilde yürütülmesinin ardından Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), malların dolaşımını daha teknolojik bir şekilde takip etme amacıyla yeni bir zorunluluk getirdi. Diğer birçok ülkede vergi otoritelerinin de yaptığı gibi GİB de vergi mükelleflerinin irsaliye düzenlemelerini zorunlu kılarak mal dolaşımının takibini yapmaya başlamıştı. GİB, sağlam e-fatura altyapısının avantajlarını gördükten sonra devlet platformunu etkin kullanarak başka faydalar da sağlayabileceğini fark etti. E-irsaliye zorunluluğu, fatura verilerinin ötesinde, gerçek zamanlı veri toplama kapsamını genişletmek için çok önemli bir fırsat sağlıyor.
E-irsaliye, irsaliye ile aynı hukuki statüye sahip ve belirli vergi mükellef grupları için zorunlu olacak. E-irsaliye zorunluluğunun 1 Temmuz 2020’de yürürlüğe gireceği belirlense de tüm ayrıntılar henüz açıklanmamıştı. Zorunluluk kapsamına açıklık getirmek için GİB yakın zamanda “e-İrsaliye Uygulama Kılavuzu“nu (Kılavuz) yayımladı ve uygulamanın işleyişiyle ilgili konulara yanıt getirdi.
Kılavuza göre e-irsaliye uygulamasına kayıtlı mükelleflerin, alıcı uygulamaya kayıtlı olmasa da irsaliyelerini elektronik olarak düzenlemesi gerekiyor. Bununla birlikte, alıcı da uygulamaya kayıtlıysa sistem üzerinden e-irsaliye için yanıt verebilme imkanı mevcut.
E-irsaliyenin, mal sevkiyatı gerçekleşmeden düzenlenmesi gerekiyor. Bu durumda da, düzenlemenin elektronik sistemde nasıl olacağı sorusu birçok mükellefin haklı olarak aklına geliyor. Kılavuza göre, mal sevkiyatının, düzenlenen e-irsaliyelerin GİB portalına başarılı gönderiminden sonra başlaması gerektiği artık netleşti. Ayrıca, tedarikçiler alıcı yanıtını beklemeksizin GİB’den olumlu yanıt aldıktan sonra mal sevkiyatına başlayabilirler.
Diğer önemli nokta ise barkod/QR kodunun e-irsaliyeye eklenmesi. E-irsaliyelerin izlenebilmesi için, QR kod eklenmesi zorunlu kılınıyor. Ancak GİB, QR kodun içeriğini henüz belirlemiş değil. Bu nedenle, bu zorunluluk yalnızca GİB, QR kod için gerekli içerik bilgilerini yayımladığında geçerli olacak.
E-irsaliye zorunluluğunun yürürlüğe girmesi için son tarih olan Temmuz ayı yaklaşırken birçok şirket, hazırlanmak için belirsiz kalan konulara açıklık getirmeye çalışıyor. Neyse ki GİB’in sağladığı belgeler şimdiye kadar mükelleflerin belirttiği konuların çoğunu aydınlığa kavuşturdu. Yanıtsız kalan en önemli soru önceden de birçok kez sorulmuştu: Bu zorunluluğun yürürlük tarihi ertelenir mi? Şu an için erteleme ile ilgili bir açıklama yapılmadı ve işletmelerin Temmuz ayına kadar hazırlıklarını tamamlamayı hedefleyerek devam etmesi gerekiyor.
Verginin geleceğine yönelik detaylı bilgi almak için İngilizce olarak hazırlanan Trends: Continuous Global VAT Compliance dökümanını indirebilir, haberleri ve son gelişmeleri takip etmek için bizi LinkedIn ve Twitter üzerinden takip edebilirsiniz.