Gelir İdaresi Başkanlığı’nın uzun dönemdir sürdürdüğü uygulama ile her yıl ciro limitleri düşürülecek şekilde e-Fatura ve e-Arşiv Fatura kullananların sayısı artırılıyor ya da farklı sektörler kapsama alınıyordu. Sisteme yeni katılan işletmelerin o yılın temmuz ayı itibarıyla geçiş süreçlerini tamamlamış olması gerekiyordu. Bu nedenle bu yıl da 1 Temmuz itibarıyla hangi işletmelerin e-Fatura ve e-Arşiv Fatura kullanma zorunluluğu getirildiği ve bu zorunluluğa uymayanları hangi yaptırımların beklediği merak ediliyor. Yazımızda, 1 Temmuz 2025 itibarıyla e-Fatura ve e-Arşiv Fatura’nın kapsamını ele aldık.
2025 Zorunlu Temmuz Geçişi Nedir?
Her yıl temmuz aylarında yapılan geçiş zorunlulukları, dijitalleşen vergi sisteminin bir parçası olarak kimlerin e-belgeleri kullanmaya başlamak zorunda olduğunu gösteriyor. Fatura, irsaliye gibi belgelerin kâğıt yerine dijital ortamda tutulması şirketler için pek çok kolaylık sağlasa da yıllar içinde işletmelerin bu değişikliği benimsemesi için Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) kademeli bir geçiş sistemi uyguladı. Gittikçe düşürülen ciro limitleri ve parça parça sisteme alınan sektörler ile bugün Türkiye’de hemen her şirket e-Fatura ya da e-Arşiv Fatura kullanıcısı haline geldi. Temmuz dönemi düzenlemesi, yönetmelik tarafından belirlenen yıllık düzenli bir modeldir: bir hesap yılında eşiği aşan işletmeler, bir sonraki yılın Temmuz ayına kadar e-fatura uygulamasına geçmelidir. Bu nedenle artık büyük kapsamlı geçiş planlamaları yapılmıyor. 2025 zorunlu temmuz geçişi olarak aranan bilgilerin yanıtı, bir önceki tebliğ ve geçiş sürecinden bir farklılık barındırmıyor.
2025 Temmuz e-Fatura ve e-Arşiv Düzenlemesi Hangi Yönetmelikle Getirildi?
Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) e-Fatura ve e-Arşiv Fatura sistemine geçiş sistemi ile ilgili düzenlemeleri son olarak Vergi Usul Kanunu 535 Sıra No’lu Tebliği ile duyurdu.
535 sayılı Tebliğ 2022 yılında yayımlanmış olmakla birlikte, “sonraki hesap dönemleri” için sürekli bir çerçeve oluşturmuş olup, 2025 yılına otomatik olarak uygulanacak ve yeni bir düzenleme yapılmasını gerektirmemektedir.
Kimler 2025’te e‑Faturaya Geçmek Zorunda?
Yayımlanan son tebliğe göre e-Fatura ve e-Arşiv Fatura zorunlulukları sadece ciroya değil, faaliyet gösterilen sektöre göre de belirleniyor. Detaylar ise şöyle:
Ciroya Göre Zorunlu Geçiş (3 Milyon TL Üzeri)
2024 yılı cirosu 3 milyon TL’yi aşan tüm mükellefler, 1 Temmuz 2025 itibarıyla e-Fatura ve e- Arşiv uygulamasını kullanıyor olmak zorunda.Bu 3 milyon TL’lik limit, 2018-2020 yıllarında 5 milyon TL ve 2021 yılında 4 milyon TL olarak uygulanmasının ardından, 2022’den bu yana sabit kalmıştır.
Belirli Sektörler (≥ 500 Bin TL Ciro)
Aşağıda belirtilen sektörlerde faaliyet gösteren ve 500 bin TL’nin üzerinde cirosu olan işletmeler için de e-Fatura geçiş zorunluluğu bulunuyor:
Konaklama Sektörü (Otel İşletmeleri): Belirlenen 500 bin TL’lik alt limit ile artık küçük oteller ve pansiyonlar dahi e-Fatura kapsamına giriyor.
ÖTV’li Ürün İmalatçıları ve İthalatçıları: Akaryakıt, tütün, alkol gibi ürünlerin üretimini veya ithalatını yapan firmalar son tebliğe göre kapsamda yer alıyor.
E-Ticaret Yapan İşletmeler: e-Ticaret siteleri, pazaryeri satıcıları ve sosyal medya üzerinden satış yapan işletmeler için de e-fatura zorunluluğu bulunuyor.
Gayrimenkul ve Motorlu Araç Ticareti: Gayrimenkul alım-satımlarında ve birinci el ya da ikinci el araç olduğu fark etmeksizin bu alanda alım-satım faaliyetlerinde olan galeriler için de düzenlemeler devrede.
Zorunlu Temmuz Geçişi Yapmazsanız Ne Olur?
Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından belirlenen kapsama dahil olduğu halde e-Fatura ve e-Arşiv Fatura kullanmaya başlamayan işletmeler, çeşitli ceza ve yaptırımlarla karşı karşıya kalabiliyor.
Cezai Yaptırımlar ve Usulsüzlük Cezaları Nelerdir?
E-Fatura ve e-Arşiv Fatura sistemine belirtilen tarihe kadar geçmeyen işletmeler denetimlerde fark edilerek vergi incelemesine alınabilir. Kurallara uygun hareket etmedikleri için belgeleri geçersiz sayılabilir, faturaların hukuki geçerliliği tartışmalı hale gelebilir. Faturaların iptali durumunda işletmeler hem maddi zarara uğrayabilir hem de birlikte iş yaptığı kurumların işlerini de aksatarak iş ilişkilerini zedeleyebilir. Ayrıca, kurallara uygun hazırlamadıkları her bir belge için ayrı olacak şekilde ceza ile karşılaşabilirler.
Ceza ve Yaptırımlardan Kaçınmak İçin Neler Yapılabilir?
Vergi cezalarından kaçınmak için, belirlenen tarihlerde e-belge geçişlerini tamamlamak gerekir. Bununla birlikte yasal düzenlemeleri düzenli olarak takip etmek ve daha verimli sistemlerle iş süreçlerini hızlandırmak için özel entegratörlerle çalışılması tavsiye edilir. Özel entegratör nedir, hangi aşamalarda kolaylık sağlar, hangi hizmetleri verir ve özel entegratör nasıl seçilir gibi soruların yanıtları için bu konuya özel olarak hazırlanmış yazımızı linke tıklayarak okuyabilirsiniz.
Neden Sovos ile Geçiş Yapmalısınız?
7/24 hizmet veren sistemleriyle, dijital uyumluluk alanında global ölçekte hizmet veren Sovos, 70’ten fazla ülkedeki deneyimiyle Temmuz 2025 e-Fatura ve e-Arşiv geçiş sürecinde işletmelere kapsamlı çözümler sunuyor. GİB ve SAP uyumlu teknolojik altyapısı sayesinde geçiş sürecini hızlı, güvenli ve eksiksiz şekilde tamamlamanızı sağlıyor. Sektörlere özel olarak geliştirilen çözümleri ile farklı ihtiyaçlara uygun esnek entegrasyonlar sunan Sovos, uzman ekibiyle her adımda işletmelerin yanında oluyor. Sovos’un uzmanlığı, sadece yasal gereklilikleri karşılayan uyum süreci ile sınırlı kalmaz, aynı zamanda uzun vadeli dijitalleşme stratejinizin de temelini oluşturur.
e-Fatura ve e-Arşiv Fatura geçişlerini yasal bir zorunluluk olarak değil, aynı zamanda dijital dönüşüm sürecinizin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirebilirsiniz.
SAP & Sovos ortaklığında hazırlanan webinar kaydımızda; SAP’nin Clean Core vizyonu ve dijital dönüşüm stratejileri ele alınıyor. Ardından Sovos’un SAP ekosistemine özel mevcut entegrasyon çözümleri paylaşılıyor ve SAP S/4HANA uyumlu, SAP BTP üzerinde geliştirilen yeni nesil e-belge çözümü tanıtılarak canlı demo eşliğinde teknik detaylar aktarılıyor.
SAP ve Sovos uzmanları geçtiğimiz günlerde ortak bir webinar gerçekleştirerek, şirketlerin finansal süreçlerinde ve yasal uyumluluk ihtiyaçlarındaki kritik konularla ilgili önemli bilgiler paylaştı. SAP dünyasında kullanıcılara sunulan yenilikler ve Sovos partnerliğinde sunulan çözüm yollarının aktarıldığı webinarda, SAP Clean Core’un öneminden yeni Sovos BTP çözümüne uzanan farklı konular ele alındı. Webinar sonunda ise dinleyicilerin soruları yanıtlandı.
“Sovos & SAP Anlatıyor: SAP Dünyasında İhtiyaçlarınıza Uygun Çözüm Alternatifleri” adlı webinarın açılışını yapan SAP Finansal Uygulamalar Çözüm Yöneticisi Burak Başarslan hem Türkiye’de hem de globalde artan belirsizliklere ve yaşanan hızlı değişimlere dikkat çekti. Hızla artan yasal uyumluluk ve sürdürülebilirlik gibi yeni mevzuatlara adapte olabilen, emek yoğun süreçlerden daha otomatik ve verimli iş süreçlerine dönüşebilen sistemlere ihtiyaç duyulduğunu belirten Başarslan, SAP Business Suite’in bu bakış açısıyla yeni bir kurumsal yönetim dönemini temsil ettiğini aktardı.
Temelde üç bileşenden oluşan SAP Business Suite; uygulamaları, verileri ve yapay zekayı bir araya getiriyor. Mali yönetim, tedarik zinciri, üretim planlama gibi hali hazırda bilinen SAP uygulamalarının, farklı alanlarda uzmanlaşan yapay zekâ ajanlarıyla ve iş süreçlerine hâkim Joule isimli yapay zekâ asistanıyla bir arada olduğu; verinin tutulabildiği, raporlanabildiği ve yapay zekâ ile yorumlanabildiği, süreçleri bütünsel olarak organize edebilen bir yapı kurgulanıyor. Bu yapı hem mobil uygulamalar üzerinde çalışabiliyor hem de harici uygulamalara adapte edilebiliyor. SAP Business Suite’in önemli bir parçası olan yapay zekanın etkisiyle sistemlerle etkileşim yöntemleri değişiyor ve verimlilik artıyor. İncelenen örnekler böyle bir yapının, verimlilikte yüzde 30’un üzerinde artış sağladığını gösteriyor. Burak Başarslan, SAP Business Suite’in amacının, şirketlerin ileriye dönük zorluklarını da kolayca bertaraf edebilmelerini sağlayacak bir çözüm sunmak olduğunu belirtiyor.
Son dönemde ERP’nin buluta taşınması, BTP (Business Technology Platform) ile “clean core” denilen yapıyla ERP’nin temiz tutulması konusunda çalışmalar yapılması, veri yönetimi konusunda bu yılın başında duyurulan, veriye ilişkin bütün süreçlerin yönetilebileceği SAP Business Data Cloud’un duyurulması aslında hep bu bütüncül sisteme hizmet ediyor.
SAP Business Suite’in e-Dönüşüm Sistemlerindeki Rolü
SAP Business Suite:
Modüler bulut tabanlı uygulamalar,
Mali planlama ve analiz,
Muhasebe ve mali kapanış,
Hazine ve işletme sermayesi,
Tekliften nakde,
Vergi ve ticaret tarafındaki uyumluluklar,
Yönetişim, risk ve uyumluluk gibi en kritik finansal süreçler için kapsam sağlıyor.
ERP’de vergiye ilişkin belgeler oluşturuluyor. Üretilen belgelerin yasal mevzuatlara uygunluk açısından teyit edilmesi “Risk and Ensureance Management” çözümüyle mümkün oluyor. Belgeler henüz gönderilmeden Yine SAP içinde yer alan “Document and Reporting Compliance (DRC)” çözümü e-belge süreçlerini yönetmeyi sağlıyor. Faturalar oluştukça gönderimi, elektronik belgelerin tutarlılıklarının kontrolü, yasal raporların hazırlanıp ilgili yasal merci sistemlerine gönderimi, sistemdeki verilerin doğruluğunun kontrolü gibi süreçler bu bölümde yer alıyor. Hatalı olanlar için düzenlemelerin önerilmesi mümkün oluyor. Bunların bütünleşik çalışmasıyla birlikte, temelde vergi uyumluluğu çözümlerini kapsayan bir hizmet sunan SAP, Türkiye’de elektronik belgelerin ilgili mercilere gönderimini doğrudan gerçekleştirmiyor. Bu konuda bir özel entegratör olan Sovos’un partnerliğiyle çözüm sunuyor. Sovos, DRC’ye alternatif olarak bir çözüm sunabiliyor.
Sovos, SAP Entegrasyonlarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Ayhan Boyacıoğlu, SAP müşterilerinin ihtiyaçlarına yanıt verebilmek için sunulan çözüm önerilerini üç ana başlıkta aktardı:
SAP Framework
SAP BTP Cloud
SAP DRC
SAP ile çalışan işletmeler, eğer DRC’yi kullanmak istiyorsa, DRC onların ihtiyaçlarını karşılıyorsa, Sovos bir bulut sağlayıcı olarak bu sistemle entegre çalışıyor ve vergi süreçlerinin entegrasyonunu bu kanal üzerinden sağlıyor. Eğer söz konusu şirketler için DRC kullanımı uygun değilse, bu kez “Framework” ve “BTP Cloud” çözümlerini devreye alıyor.
SAP Framework çözümünde, Sovos, şirketlerin kendileri için özelleştirdikleri SAP’lere doğrudan kurulum yapılıyor. Sovos SAP Framework Uzun yıllardır kullanılan ve pek çok başarı elde etmiş, SAP sertifikalı bir ürün.
Yeni geliştirilen Sovos BTP ise SAP’nin yeni tanıttığı “Clean Core” yaklaşımına uygun olarak tasarlandı. SAP’nin gelecek planlarıyla ve son teknolojileriyle de uyumlu. Kullanıcılar SAP S/4 Hana’nın içindeki bir ürünmüş gibi bu uygulamayı kullanıyor, yeni bir portale giriş yapması gerekmiyor. Söz konusu çözüm, BTP üzerinde ancak SAP standartlarıyla yazıldı. Sovos tarafından yazıldığı için güncellemeler de Sovos tarafından uygulamaya alınabiliyor. Şirketlerin ek bir takip yapmasına gerek kalmıyor.
Sovos, SAP Ürünlerinin Geliştirilmesinden Sorumlu Kıdemli Müdür Yasin Özbınar konuşmasında Gelir İdaresi Başkanlığı’nın yayınladığı tüm şemaları kullanarak fatura, irsaliye yanıtı gibi tüm yapıları destekleyecek bir alt yapı oluşturulduğuna değindi. Bu sağlam alt yapı ile kısa sürede yapılması gereken yasal güncellemelerde bile hızlı bir uyum sağlanacağına dikkat çekti ve bir demo gösterimi yaptı. Tüm webinarı ve demoyu linkte tıklayarak izleyebilirsiniz.
Webinarın son bölümündeyse dinleyicilerden gelen sorular yanıtlandı. Öne çıkan sorular ve yanıtları ise şöyle oldu:
Tahmini proje süresini ne kadar ön görüyorsunuz?
SAP ve API’ler üzerinden entegre olunuyor. API’ler üzerinden veri çekerken Bunların SAP tasarımınıza göre konfigüre edilmesi gerekiyor. Konfigürasyon için de Sovos’un bir uyarlama alt yapısı var. Bu nedenle şirketin SAP süreçlerinde kaç modülünün aktif olduğuna bağlı olarak projenin birkaç gün içinde canlıya alınması mümkün.
Eski faturalarımızı bu sisteme aktarabiliyor muyuz?
Sovos BTP’ye eski belgeler aktarılabilir. Ancak arka planda çalışan Sovos Cloud sistemi var. Dolayısıyla belgeleriniz hali hazırda aynı sistemde arşivli oluyor. Daha önce Sovos ile çalışmıyor ve bu proje ile geçiş yapıyorsanız, arşiv aktarımı mümkün.
Risk and Assurance sadece DRC çözümü ile mi çalışır?
Doğrudan ERP ile birlikte çalışıyor. Mutlaka DRC ile yapılmak zorunda değil.
Sovos BTP’nin yaklaşık olarak maliyeti ne kadar olacak?
Ürün yakında SAP Store’da yer alacak, oradan teklif isteyebileceksiniz.
SAP Public Cloud ile gönderilen faturalar bu ekranlarda mı görünüyor olacak?
Evet, gönderilen faturaların hepsi demoda gösterdiğimiz ekrana düşüyor. Kesim tarihinden yıllar sonra bile çeşitli filtrelerle faturaları aynı ekranda görüntüleyebiliyorsunuz.
Public Cloud proje satışlarında DRC lisansı almama şansı var mı müşterilerin? Yoksa DRC lisans alımı zorunlu mu tutuluyor?
DRC lisansı almadan, Sovos’un anlattığı gibi SAP Store’daki farklı bir çözümü de alabilir.
Fatura belgesi oluşturulurken fatura senaryoları için bir kontrol var mı? Vergi koduna göre faturanın tevkifatlı olması gibi?
Bu API’lerle SAP’ye ulaşıp verileri çeken bir yazılım. Bahsedilen kontrolün modül içinde, belge üretilme anında yapılması gerekiyor. SAP içerisindeki Risk and Ensureance Management yapısını bu amaçla kullanabilirsiniz.
Fatura tipleri için herhangi bir çözüm var mıdır, örneğin; satış, istisna faturaları ayrı ayrı gönderimi olmak durumunda. Bunun ayrımı bu ekranlardan yapılıyor mu?
Fatura gönderim ekranında birçok farklı alan gibi fatura tipine (satış, istisna,iade…) göre de filtreleme yapmak ve ayrı ayrı göndermek mümkün. Eğer istenirse yapılan filtreler kişiye özel veya genel olarak da kaydedilebiliyor. Bu SAP Fiori ekranlarının standart özelliği.
SAP BTP platformu olmadan sadece UI Fiori üzerinden bu uygulamanız mevcut SAP ERP 6.0 ile entegre kurulabilmesi mümkün müdür?
Tamamen SAP BTP üzerinde çalışan bağımsız bir ürün. Mevcut SAP ERP 6.0 ile entegrasyonu mümkün değil. ERP ürünümüzün ayrıca Fiori addon’u mevcut.
Sistemin BTP üzerinde yapacağı kredi tüketimi ile ilgili bir hesap tahmininiz var mı? 1 Belge için yaklaşık x kadar diyebiliyor muyuz?
SAP Store’a koyulduğunda kredi tüketimi ürünün maliyeti içinde olacak, ekstra kredi maliyeti olmayacak.
Yeni yayınlanacak webinar kaydımızda; e-Fatura ve e-Arşiv Fatura uygulamalarındaki son düzenlemelerden, denetim süreçlerinde öne çıkan örneklere, Avrupa Birliği’nde yürürlüğe girecek büyük VIDA reformundan Latin Amerika, EMEA ve APAC bölgelerinde yaklaşan e-belge zorunluluklarına kadar birçok önemli başlık ele alınıyor.
Dijital vergi dönüşümünün ilk adımlarından biri olan e-Arşiv faturalar artık günlük iş akışlarının vazgeçilmez bir parçası. Bu belgelerin veri güvenliği ve uzun dönemli arşivlemesi hakkında ise kullanıcıların pek çok sorusu var. E-Arşiv faturaların veri güvenliğinde nelere dikkat edilmeli, belgeler kaç yıl saklanmalı, güvenli saklama için en iyi yöntemler neler, erişimler nasıl yetkilendirilmeli ve kullanıcı güvenliği nasıl sağlanmalı, verileri silme zamanları ve şekli nasıl olmalı?
Dijital ortamda oluşturulan, iletilen ve saklanan bir belge türü olan e-Arşiv faturaların kullanım alanı ve yoğunluğu her geçen gün artıyor. Küçük işletmelerden market alışverişlerine kadar hemen her yerde e-arşiv fatura kullanılıyor. İşletmeler için hem yasal bir zorunluluk hem de operasyonel verimlilik kaynağı olan bu elektronik belgelerin kullanım yoğunluğu, erişilebilirliği ve sunduğu diğer kolaylıkların kadar önemli bir konu daha var: veri güvenliği ve uzun dönemli dijital arşivlemesi. Bu yazıda, e-Arşiv faturalarının saklanmasında dikkat edilmesi gereken temel konuları, teknik yaklaşımları ve güvenlik politikalarını detaylandırıyoruz.
E-Arşiv Faturaları Kaç Yıl Saklanmalıdır?
E-Arşiv faturaların saklanma süreleri, Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) tarafından belirlenen yasal düzenlemelere tabidir. Vergi Usul Kanunu’na (VUK) göre elektronik belgelerin 5 yıl boyunca, TTK’na göre ise 10 yıl boyunca saklanması zorunludur. Bu süre boyunca faturaların, yetkililer tarafından talep edildiğinde eksiksiz, bütünlükleri korunmuş şekilde ve gecikmeden sunulabilecek durumda olması gerekir. Bununla birlikte dijital vergi sisteminin yaşadığı gelişmelerle, günümüzde herhangi bir talep söz konusu olmadan anlık denetimler yapılabilmektedir. Bu nedenle işletmelerin yasal yükümlülüklere uygun şekilde belgelerini üretmesi ve saklaması, olası vergi cezalarının önüne geçecektir. Diğer yandan belgelerin güvenli bir ortamda saklanması ve ihtiyaç halinde hemen erşilebilir olması, şirketlerin kendi iç işleyişleri için de önemlidir.
E-Arşiv Faturalarında Veri Güvenliği Neden Önemlidir?
Belgelerin elektronik ortamda hazırlanması, iletilmesi ve saklanması çağın “zorunlu” bir ihtiyacı olmakla birlikte, dijital verilerin yaşadığı tehditler açısından da pek çok risk barındırıyor. Siber saldırılar, veri kaybı, yetkisiz erişim veya uzun yıllar saklama ile gelen teknolojik eskime gibi tehditler, fatura verilerinin tehlikeye girmesine yol açabilir. Saklama konularında e-Arşiv faturaların güvenliğinde hayati öneme sahip bazı gündem maddeleri vardır:
Yasal uyumun sağlanması: Arşivlenen verilerin yasal geçerliliği, bozulmadan korunmasına bağlıdır.
Müşteri bilgilerinin korunması: E-belgeler kişisel veri içerdiğinden, KVKK ve GDPR gibi düzenlemelere uyum gerekir.
Finansal verilerin bütünlüğünü sürdürme: Muhasebe ve denetim süreçlerinin sağlıklı işlemesi için verilerin bütünlüğü kritik önemdedir.
İtibarı koruma: Veri ihlali yaşayan işletmeler ciddi itibar kaybı yaşayabilir.
E-Arşiv Faturalarının Güvenli Saklanması İçin En İyi Yöntemler
Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda hem yasal gereklilikleri yerine getirme hem finansal verilerin bütünlüğünü sürdürme hem de siber saldırılara karşı önlem alarak itibarı koruma gündemleri açısından E-Arşiv faturaların uzun dönemde güvenle saklanması için gerekli sistemleri kurmak ve tedbirleri almak gerekir. Bu konuda benimsenebilecek en iyi yöntemler şunlardır:
Bulut tabanlı arşivleme çözümleri kullanmak: Bu sistemler sayesinde veriler hem uzaktan erişilebilir hem de çeşitli felaket senaryolarına karşı koruma altına alınır.
Veri yedekleme sistemlerini devreye almak: Farklı coğrafi bölgelerde tutulan otomatik yedekler, tek noktadan kaynaklanan veri kayıplarını önler.
Gelişmiş şifreleme teknikleri uygulamak: Saklanan verilerin güçlü algoritmalarla şifrelenmesi, siber tehditlere karşı koruma sağlar.
Düzenli veri bütünlüğü testleri yapmak: Arşivdeki verilerin değişmeden kaldığı periyodik olarak doğrulanmalıdır. Hash kontrolü gibi yöntemlerle bütünlük sağlanabilir.
Dijital imza ve zaman damgası kullanmak: Belgelerin orijinalliğini ve oluşturulma zamanını yasal olarak ispatlamak için gereklidir.
E-Arşiv Faturalarında Erişim Yetkilendirme ve Kullanıcı Güvenliği
Tüm dijital sistemlerde olduğu gibi e-Arşiv fatura uygulamalarında da verilere kimlerin erişimi olduğu iyi belirlenmelidir. Arşivlenen e-Arşiv faturalarına kimlerin erişebileceği net kurallarla belirlenmelidir. Erişim yetkilendirme politikaları oluşturarak:
Her kullanıcıya rol bazlı erişim tanımlanabilir.
Şüpheli hareketler için log kayıtları tutulabilir.
Erişim sırasında çift faktörlü kimlik doğrulama sistemleri kullanılabilir.
Eski personelin erişimi otomatik olarak kapatılmalı, erişim izinleri düzenli olarak gözden geçirilmelidir.
Bu önlemler, veri ihlali risklerini minimize eder ve kullanıcı güvenliğini artırır. Aynı zamanda kurum içi şeffaflığı ve denetlenebilirliği destekler.
E-Arşiv Faturaları İçin Kullanılabilecek Güvenli Arşivleme Sistemleri
Şirketler kendi veri saklama alanlarını yaratabilir ve yönetebilirler. Ancak yukarıda bahsedilen güncelliği koruma, erişim kaçaklarını ve siber saldırıları önleme gibi konuları dikkate alarak, hali hazırda işi bu olan kurumlardan danışmanlık ve hizmet almaları tavsiye edilir. Şirketler, e-Belgeler konusunda hizmet aldıkları özel entegratörleri, verileri güvenliği ve saklama politikalarını detaylı bir şekilde inceleyerek seçmelidir. Bununla birlikte veri güvenliği ve güvenli arşivleme için şu sistemler önerilir:
Sertifikalı veri merkezleri: Belgeler, ISO 27001 gibi uluslararası bilgi güvenliği sertifikalarına sahip tesislerde barındırılmalıdır.
Blockchain tabanlı arşivleme: Her değişikliğin izlenebilir olması sayesinde veri manipülasyonu engellenir.
KVKK ve GDPR uyumlu platformlar: Küresel veri koruma standartlarına uyum sağlanmalıdır.
Yüksek erişilebilirlik ve kesintisiz çalışan sistemler sağlayan altyapılar: Verilere 7/24 erişim garanti altına alınmalıdır.
Farklı ülkelere çalışmalar yürüten işletmeler, seçtikleri arşivleme sisteminin hem yerel hem de uluslararası mevzuatlara uygun olmasına dikkat etmelidir. Ayrıca çözüm sağlayıcının destek hizmetlerinin güçlü olması, sistemin uzun ömürlü çalışmasını sağlar.
Veri Saklama Süreleri ve Silme Politikaları: Ne Zaman, Nasıl?
Her verinin sonsuza kadar saklanması mümkün ve çoğu zaman da “gerekli” değildir. Bu nedenle etkin bir veri yaşam döngüsü politikası uygulanmalıdır. Ancak, 10 yılı geçen veriler “silinmesi gereken” veriler olarak zorunlu tutulmaz. Talep ve sektörel gereklilikler doğrultusunda, 10 yılı aşan veriler, talep edilmesi durumunda saklanmaya devam edilebilir. Ancak günün sonunda silme işlemi şu adımlarla yapılmalıdır:
Saklama süreleri dolan faturalar sistematik şekilde silinmelidir.
Silme işlemleri geri dönüşü olmayan şekilde gerçekleştirilmelidir.
Silme öncesi son bir denetim yapılmalıdır.
Silinen veriler hakkında kayıt tutulmalı ve bu işlemler şirket içi denetim mekanizmalarına açık olmalıdır.
Ayrıca, yasal saklama süresi dolsa bile dava, denetim veya inceleme süreçleri devam ediyorsa, veri silme işlemine ara verilmelidir. Tüm bunların sistemli bir şekilde takip edilmesi gerekir.
E-Arşiv Faturalarını Saklamak için En Güvenli Yöntem Nedir?
Bulut tabanlı, sertifikalı ve çoklu yedekleme destekli dijital arşivleme sistemleri, uzun dönemli saklama için en güvenli yöntemdir. Kurum içi IT kaynaklarının yetersiz olduğu küçük işletmeler için SaaS tabanlı çözümler daha ekonomik ve pratiktir. En güncel ve güvenilir yöntem olarak konu özel entegratörün denetimi ve sistemleri ile ilerletilebilir.
E-Arşiv Faturaları Fiziksel Olarak Saklanmalı mı?
E-Arşiv faturaların elektronik ortamda saklanması zorunludur. Fiziksel baskılar, hukuki geçerliliği tek başına sağlamaz. Bu nedenle elektronik formatta ve doğrulama bilgilerinin korunduğu ortamlar tercih edilmelidir. Ancak bazı firmalar, iç prosedürler gereği çıktıları da saklamayı tercih edebilir. Bu durumda fiziksel belgeler de güvenli bir alanda muhafaza edilmelidir.
E-Arşiv fatura arşivleme süreçlerinde yasal düzenlemelere uyum sağlamak ve veri güvenliğini üst düzeyde korumak, her şirketin öncelikli sorumluluğu olmalıdır. Bu süreç sadece bir zorunluluk değil, aynı zamanda kurumsal sürdürülebilirlik ve dijital dönüşüm açısından da stratejik bir adımdır.
Uzun vadede güvenli dijital arşivleme uygulamaları, şirketlerin denetimlerde zaman kazanmasını, müşteri güvenini artırmasını ve operasyonel risklerini azaltmasını sağlar.
Danimarka, her ne kadar tüm alanlarda olmasa da, 2005 yılından bu yana elektronik faturaların kullanımını zorunlu hale getirerek bu teknolojiyi kullanmaya başlayan ilk ülkelerden biri oldu. E-faturalama, kamu kurumlarıyla (B2G) iş yapan mal ve hizmet tedarikçileri için zorunlu.
Bununla birlikte B2B yani işletmeden işletmeye yapılan işlemler için e-faturalama yapma zorunluluğu bulunmuyor. Bu sayfada Danimarka’da elektronik faturalandırmanın durumu hakkında genel bilgiler yer alıyor. İleride yapılacak düzenleme değişikliklerinden haberdar olmak için bu sayfayı yer imlerine eklemeyi unutmayın.
Danimarka’da B2B yani işletmeden işletmeye yapılan işlemlerde e-faturalama zorunluluğu bulunmamaktadır.
Ancak Danimarka, 2022 yılının Mayıs ayında kendi sınırları içinde kayıtlı işletmelerin veya muhasebe yükümlülükleri bulunan yabancı şirketlerin yeni düzenlemelere uygun dijital muhasebe sistemlerini uygulamaya koymasını zorunlu kılan yeni Danimarka Muhasebe Yasasını yürürlüğe koydu.
Yeni düzenlemelere göre, kapsam dahilindeki vergi mükellefleri, Peppol BIS ve OIOUBL (Danimarka’ya özgü UBL versiyonu) formatlarında elektronik faturalar oluşturabilen, alabilen ve saklayabilen Dijital Muhasebe Sistemleri kullanmak zorundalar.
Danimarka’da faaliyet gösteren işletmeler, Danimarka Ticaret Otoritesine kayıtlı olup, bu sayede yeni Dijital Muhasebe Yasasına uygunluğu teyit edilmiş bir dijital muhasebe sistemine geçiş yapabilirler. Bir işletmenin buraya kayıtlı olmayan bir dijital muhasebe sistemini kullanmayı tercih etmesi halinde, sistemlerinin yeni Danimarka Muhasebe Yasasına uygunluğunu sağlamak işletmenin sorumluluğundadır.
Mevzuata uygun dijital muhasebe sistemlerinin kullanılması zorunluluğu aşamalı olarak uygulamaya konmuştur:
2024 –Standart kayıtlı muhasebe sistemi (ERP) kullanmayı tercih eden (yıllık mali tablolarını sunmakla yükümlü olanlar olarak tanımlanan) büyük vergi mükelleflerinin, muhasebe sistemlerinin Danimarka makamları tarafından onaylandığından emin olmalıdır.
2025 – Özel olarak tasarlanmış veya yabancı muhasebe sistemlerini kullanmayı tercih eden (yıllık mali tablolarını sunmakla yükümlü olanlar olarak tanımlanan) büyük vergi mükelleflerinin sistemlerinin uyumlu olmasını sağlamaları gerekmektedir.
2026 – İki yıl üst üste (örneğin 2024 ve 2025) yıllık net cirosu 300.000 DKK’dan fazla olan şahıs şirketlerinin sistemlerini uyumlu hale getirmeleri gerekmektedir.
Danimarka'da B2G e-fatura
Danimarka’da, B2G işlemlerinde elektronik fatura gönderme ve alma zorunluluğu bulunmaktadır. Bu, kamu kurum ve kuruluşlarına mal ve hizmet tedarik edenlerin faturalarını elektronik olarak, Peppol veya ulusal OIOUBL formatında düzenlemeleri gerektiği anlamına gelmektedir.
Danimarka hükümeti, B2G bağlamında e-fatura gönderme ve alma işlemleri için NemHandel platformunun kullanılmasını şart koşmaktadır.
Danimarka'da Peppol kullanımı
Peppol, Danimarka’da yaygın olarak kullanılmaktadır ve elektronik faturaların düzenlenmesi için kabul edilen iki yöntemden biridir. Ülkede B2G faturalarının %99’unun elektronik olduğu söyleniyor ve şu anda dikkatler, zorunlu olmayan B2B işlemlerinde e-faturaların kullanımının yaygınlaştırılmasına odaklanmış durumda.
Danimarka Ticaret Otoritesi (ERST), ülkenin Peppol Otoritesidir. Bu, söz konusu kurumun Peppol Erişim Noktası veya Hizmet Meta Veri Sağlayıcısı (SMP) olmak isteyen şirketlerin kaydını yapmak, raporlama yapmak, Peppol ile ilgili Danimarka’nın çıkarlarını temsil etmek ve diğer ilgili idari faaliyetleri yürütmekten sorumlu olduğu anlamına gelmektedir.
Danimarka'da e-faturanın benimsenmesine ilişkin zaman çizelgesi
Danimarka’nın e-faturalama yolculuğunu bu önemli tarihlerle takip edin.
2005: Kamu kurumlarına mal ve hizmet tedarik edenlerin, faturalarını elektronik olarak düzenlemek zorunda olmaları
2017: Danimarka’nın e-fatura sistemi NemHandel’in Peppol ile entegre edilmesi
18 Nisan 2019: Kamu kurumlarının Avrupa standardına (EN-16931) uygun e-faturaları alabilecek ve işleyebilecek durumda olmaları
19 Mayıs 2022: Danimarka parlamentosunun, dijital muhasebe sistemi için gereklilikleri düzenleyen yasayı kabul etmesi
1 Temmuz 2024 – Yeni Dijital Muhasebe Yasası gerekliliklerinin yürürlüğe girmesi
Sovos ile Danimarka'da e-fatura kurulumu
Bir ülkenin vergi gerekliliklerine uymak zor olabilir; iş yaptığınız her yerde çok uluslu uyumluluk konusunu dert etmeyin. Buna e-fatura gerekliliklerini de eklersek, bu durum kuruluşunuzda çok fazla zaman ve zihin gücü harcamanıza neden olabilir.
Sovos, işinizi nerede yaparsanız yapın ideal uyum ortağınızdır: tüm vergi ihtiyaçlarınıza yanıt veren tek tedarikçi olarak, sizin için gerçekten önemli olan şeylere odaklanmanızı sağlar.
Sovos’un size nasıl yardımcı olabileceği hakkında daha fazla bilgi almak için hemen bizimle iletişime geçin.
Danimarka’da B2G işlemleri (kamu kurum ve kuruluşlarına mal veya hizmet tedarik edenler) için elektronik fatura düzenlenmesi zorunludur, ancak ülkede B2B e-fatura düzenleme zorunluluğu bulunmamaktadır.
Dijital defter tutma sistemleri, hem Peppol BIS hem de OIOUBL (UBL’nin Danimarka’ya özgü versiyonu) formatlarında e-fatura düzenleyebilmeli, gönderebilmeli, alabilmeli ve saklayabilmelidir.
Sovos Gelirlerden Sorumlu Başkanı Alice Katwan, Oksijen Gazetesi röportajında şirketlerin dijital vergi stratejilerini nasıl kurgulaması gerektiği hakkında bilgi verdi. Odağını kendi iş alanında tutmanın önemine değinen Alice Katwan, çok uluslu şirketlerin danışmanlık alması gerektiğine dikkat çekti…
Dijital vergi teknolojileri dünya genelinde önemli bir dönüşüm sürecinde. Şirketler ise bu dönüşümün hızına ayak uydurmakta zorlanabiliyor. Diğer yandan teknolojilerin gücünü yanına alarak, ülkelerin yasal süreçlerine uyumlanmak önemli avantajlar sağlıyor. Sovos Gelirlerden Sorumlu Başkanı Alice Katwan, sorunsuz vergi teknolojileri süreçleri kurgulamak, iş akışını verimli hale getirmek, devletlerin uygulayabileceği cezalardan kaçınmak ve avantaj elde etmek için kritik önemde olan konuları Oksijen Gazetesi için altı maddede özetledi:
“Şirketler bu dönemde dijital vergi stratejilerini nasıl kurgulamalı?”
Şirketler, yasal uyumluluk süreçlerinin takibi ve ilgili geliştirmelerin sistemlere aktarılması için uzman desteği almalı. Vergi sistemlerinin farklı bir uzmanlık gerektirdiğinin bilincinde olarak, bu konuda uzmanlara güvenmeli ve odağını kendi iş alanında tutmalı.
Çok uluslu şirketler, mutlaka bulunduğu tüm ülkelerde yasal gereklilikleri bilen kişilerden/kurumlardan danışmanlık almalı. Vergi sistemleri gerçekten karmaşık yapılar ve yaptırımları da bir o kadar zorlu olabiliyor.
Seçtiğiniz uzman firmanın, kesintisiz ve hatasız çalışan sistemler kullanması çok önemli. Mesela belge kayıplarının sadece yüzde 3 olduğunu iddia eden bir sistem kullanıyor olabilirsiniz ancak günde binlerce e-fatura kesmesi gereken bir şirket için bu yüzde ciddi bir rakamı ifade edecektir.
e-Belgelerinizi hazırladığınız sistemlerin, şirketinizde kullandığınız diğer ERP sistemleri ile uyumlu ve konuşabiliyor olması çok önemli. e-Dönüşüme adım atmadan önce teknoloji altyapınızı iyi kurgulamanız gerekiyor. Bu tarz yapıların kurulması maddi ve manevi olarak kaynak ayırılmasını gerektiriyor. Bu nedenle atılacak adımların önceden iyi planlanması kıymetli. Özellikle birden fazla şirket yapısının olduğu ve birleşme/ayrılık gibi durumlarda bu konunun önemi artıyor.
Bulut sistemlerle çalışan her şirketin veri merkezlerinin güvenliği, yedeklemesi ve acil durumlarda hızla taşınabilmesi konusunda tedbirlerini alması gerekiyor. Felaket kurtarma ve güvenlik hazırlıklarını canlı ortamda düzenli olarak test etmek, gerçek felaket senaryolarına hazır olmak ve olası sorunlar için alternatif çözümleri yedekte tutmak önem kazanıyor. Bu, şirketlerin e-dönüşüm planlarında iş ortaklarını seçerken dikkat etmesi gereken olmazsa olmaz bir konu.
Henüz e-belge mükellefi değilseniz bile bunun kaçınılmaz olduğunu bilerek, süreçlere gönüllü olarak başlayabilirsiniz. e-Belgeleri online bir şekilde hazırlamak, iletmek ve onlara online olarak erişebilmek, işlerinizi önemli ölçüde rahatlatacak.
İthalat/ihracat yapan ya da farklı bir ülkede faaliyet gösterme kararı alan şirketlerin, dünyadaki yasal düzenlemeler konusunda takip etmesi gereken pek çok şey var. Vergi uygulamaları da bunlardan biri. Dijitalleşmeyle birlikte vergi süreçlerinin takibi de sıkılaşıyor. Türkiye’nin birkaç ülke ile başı çektiği verginin dijitalleşmesi yolculuğunda şimdi gözler Avrupa’da. Avrupa Birliği ülkeleri, mevcut KDV sistemini iyileştirmek ve vergi kaybını daha iyi önlemek için teknolojiyi verimli kullanmaya kararlı. Bu kararlılık sadece Avrupa Birliği ülkelerini değil, onlarla iş ilişkileri olan tüm şirketleri ilgilendiriyor. Sovos Gelirlerden Sorumlu Başkanı Alice Katwan, Oksijen Gazetesi’nin bu konudaki sorularını yanıtlayarak, dünyada ve Türkiye’de verginin dijitalleştirilmesi adına atılan adımları ve dikkat edilmesi gerekenleri anlattı.
Alice Katwan, vergi uyumluluğu ve vergi yazılımları konusunda dünya çapında çalışmalar yürüten Sovos’un Gelirlerden Sorumlu Başkanı. Avrupa Birliği ülkelerinin “Dijital Çağda KDV” (VAT in the Digital Age – ViDA) adıyla gündemine aldığı yasa teklifini ve ona bağlı gelişmeleri yakından takip ediyor. Verginin dijitalleşme sürecinin dünya genelinde nabzını tutuyor. 2025’in ilk günlerinde gerçekleşen bir röportajla Alice Katwan, Oksijen Gazetesi’nin vergi dünyasına dair merak edilen sorularını yanıtladı ve hem Türkiye’de verginin dijitalleşmesi sürecinde yaşanan gelişmeleri hem de Avrupa Birliği’nde “ViDA” ile gündeme gelen değişiklikleri aktardı. İşte sorular ve yanıtları…
En temel soruyla başlayalım: Verginin dijitalleşmesi, iş dünyası için ne ifade ediyor?
Dijitalleşme dünya genelinde her ülkenin gündeminde. Bildiğiniz gibi verilerin toplanması, analiz edilmesi, saklanması kolaylaştı. Vergiye konu olan veriye uzaktan erişilebilmesi de mümkün hale geldi. Bu imkanlar hemen herkesi olduğu gibi hükümetleri de harekete geçirdi. Yasal süreçleri dijitalleştirerek hem kullanıcılara kolaylık sunmak hem de kendi işlerini daha hızlı ve daha verimli yapabilmeyi istediler. Günümüzde verginin dijitalleşmesi sadece fatura, defter, irsaliye gibi belgelerin kâğıttan dijitale geçmesinden çok daha büyük bir anlam ifade ediyor. Verginin dijitalleşmesi artık devletlerin “gerçek zamanlı veriye erişme” konusundaki kararlığıyla doğrudan ilgili. Bu nedenle temelde şöyle bir anlamı var: Vergi eskiden iş yapıldıktan çok sonranın konusuydu. Şimdi ise günün konusu. Gerçek zamanlı bir sorumluluk. Yasal belgelerin doğru hazırlanması, hızlı iletilip kabul edilmesi ve hatta yakın gelecek için anlık olarak denetlenmesini ifade ediyor.
“Gerçek zamanlı veriye erişmek” hükümetler için neden önemli?
Dünya genelinde gördüğümüz bir trend bu. Hükümetler, şirketlerin finansal verilerinin sağlamlığına güvenmiyor. Bu nedenle de e-belgelerin başrolde olduğu ekonomik şeffaflık çağını başlatıyorlar. Aslında şirketlerin bakış açısıyla da durum farklı değil. 2024’te yapılan bir anketten biliyoruz ki dünya genelindeki CFO’ların neredeyse %40’ı kurumlarının finansal verilerinin doğruluğuna tam olarak güvenmiyor. Bu nedenle hükümetler, yapılan her işlemin tam resmini görebilecekleri, gerçek zamanlı veriye erişim sağlayan teknolojik altyapılar kuruyor ve buna bağlı vergi yükümlülükleri getiriyorlar. Bu da işletmelerin gerekli hazırlıkları yaparak bu sistemlere uyumlanmasını gerektiriyor. Hükümetler ve vergi makamları, verilerin doğruluğunu sağlamanın bir yöntemi olarak gerçek zamanlı e-belgeleri benimsiyor. e-Fatura ve diğer ebelgeler ile veriler öznellikten ve insan müdahalesinden arındırılmış oluyor. Bu senaryoda, vergi dairesi işlemin her iki ucunu da kontrol edebiliyor ve verileri, doğruluğundan emin olarak gerçek zamanlı olarak temin edebiliyor.
Bugün Türkiye’de, verginin dijital dönüşümünde doygunluk noktasına yaklaştığımızı konuşuyoruz. Türkiye bu konuda dünya genelinde nasıl bir konumda?
Türkiye, verginin dijitalleşmesini ilk başarabilen ülkelerden biri. e-Dönüşüm diye adlandırdığımız verginin dijitalleşmesi yolculuğuna Türkiye’de 2012’de e-Defter zorunluluğu ile başlandı. Şu anda neredeyse tüm şahıs şirketlerinin e-Fatura kullanımının zorunlu olacağı bir yapıya doğru ilerleniyor. Başka bir deyişle en büyük işletmeden en küçüğüne kadar herkesin, belgeleri elektronik ortamda hazırladığı, ilettiği, sakladığı ve buna bağlı olarak dijital sistemler üzerinden vergi raporlaması yaptığı bir sistemden bahsediyoruz. Türkiye’deki hızlı ve sistemli ilerleme pek çok ülkeye de örnek oldu. e-Dönüşüm Avrupa’da ise Türkiye’den yaklaşık 10 yıl sonra hayata geçmeye başladı. Günümüzde bu alanda dünyanın hemen her yerinde çalışmalar yapılmaya başlandı. Bununla birlikte yasal zorunluluklar ülkelere göre farklılık gösterebiliyor. Dünya genelinde 19 bini aşkın vergi yetki alanı var ve bunların her biri farklı ve hızla artan seviyelerde dijital dönüşümden geçiyor. Bu da özellikle çok uluslu işletmeleri zorluyor. Çünkü çok uluslu şirketlerin faaliyet gösterdikleri her bölgede uyumluluk standartlarını karşılamaları gerekir; aksi takdirde orada iş yapma kabiliyetlerini tehlikeye atarlar.
Peki Avrupa dönüşümün neresinde? Avrupa Birliği ülkelerinin gündeminde olan ViDA hakkında bilgi verir misiniz?
“Dijital Çağda KDV” (VAT in the Digital Age – ViDA) Avrupa Birliği ülkelerinin gündeminde önemli bir yer tutuyor. Basitçe ifade etmek gerekirse ViDA, AB ülkelerinin mevcut KDV sistemini iyileştirmek ve dolandırıcılığı daha iyi önlemek için teknolojiyi kullanmalarını sağlayacak bir teklif. Yasalaştığında, şirketlerin bu ülkelerde faaliyet gösterme şeklinde önemli değişiklikler söz konusu olacak. Diğer yandan şirketlere de KDV uyum maliyetlerini azaltmaları için fırsatlar sunacak. Avrupa Komisyonu tarafından yayımlanan KDV Açığına ilişkin 2023 Raporu’na göre, AB Üye Devletleri 2021 yılında Katma Değer Vergisi (KDV) gelirlerinde tahmini 61 milyar Euro kaybetti. Bunun nedeni olarak da vergi kaçakçılığı ve vergi toplama sistemlerindeki yetersizlikler, yanlışlıklar, idari hatalar görülüyor. ViDA temel olarak idari süreçleri basitleştirmeyi, daha verimli hale getirmeyi, tahsilatı hızlandırmayı amaçlıyor.
Dünya genelinde vergi ile ilgili değişiklikler hep aynı formatta mı? Türkiye’den yurt dışına iş yapan şirketleri nasıl farklılıklar bekliyor?
Her ülkenin kendine has farklı uygulamaları söz konusu. Ve bu farklılıklar da her geçen gün değişiyor. Sistemler hiçbir ülkede tam olarak netleşmiş ve değişmez halde değil. Önümüzdeki en az 5-6 yılın daha hızla ayak uydurulması gereken değişimlerle geçeceğini biliyoruz. Şirketlerin kendi uzmanlıkları olmayan böylesi bir alanda hata yapmadan ilerleyebilmesi için, değişiklikleri düzenli takip eden uzman şirketlerden danışmanlık alması önem taşıyor. Örneğin Avrupa Birliği ülkelerinde yapılan değişiklikler iş yapış şeklinizde belirli zorluklar meydana getirebileceği gibi, bazı aşamaları daha kolaylaştırabilecek adımlar da olabilir. Mesela e-ticarette, diğer üye ülkelerdeki tüketicilere satış yapan işletmelerin tüm AB için yalnızca bir kez kayıt yaptırmalarına ve KDV yükümlülüklerini tek bir dilde, tek bir online portal üzerinden yerine getirmelerine olanak tanımak gibi imkanlar hayata geçirilebilir. Olası cezalardan uzak durmak kadar fırsatlardan faydalanmak için de süreci iyi takip etmek önemli.
SAP ve Sovos ortaklığında düzenlenecek webinarda; yasal uyumluluk süreçlerinden SAP Clean Core’un önemine, yeni Sovos BTP çözümünden diğer entegrasyon modellerine firmanız için kritik olan konular hakkında tüm detayları öğrenebilirsiniz.
Her yıl düzenlenen Sovos e-Dönüşüm Zirvesi’nde bu sene de sizlerle buluşmayı heyecanla bekliyoruz.
Komedyen Kaan Sekban’ın keyifli oturumu sonrasında öğle yemeği ile sonlanacak etkinliğimizde,
Sovos uzmanları, sektörel regülasyonlardan SAP e-dönüşüm projelerine; iş ortaklığı modellerinden portal kullanım eğitimlerine merak edilen tüm süreçleri anlatacak,
C-Level Müşteri ve İş Ortağı panelleri ile sektörün önde gelen firmalarının üst düzey yöneticilerinin deneyimlerini paylaşacağı bir program sunulacak.
Ücretsiz olarak gerçekleşecek etkinlikte yerinizi ayırmak için kayıt formunu doldurmayı ve takvimlerinize eklemeyi unutmayın.
Etkinlik Ajandası
8:30 – 9:30 Kayıt & Kahvaltı
9:30 – 9:50 Açılış Konuşması
Elçim Sirek EMEA Bölgesinden Sorumlu Satış Başkan Yardımcısı – Sovos
N11, Korgün Bilgi Yazılım, Ithinka Bilişim Yazılım, Mobix Yazılım Teknolojileri
12:15 – 12:30 Kahve Molası
12:30 – 13:30 Kapanış Oturumu
Kaan Sekban Komedyen
13:30 – 14:30
Öğle Yemeği
Konuşmacılar
Etkinlik Kapanış Oturumu
Kaan Sekban, Komedyen
Moderatör
Nihan Benli, EMEA Kıdemli Pazarlama Müdürü -Sovos
Açılış Konuşması
Elçim Sirek, EMEA Bölgesinden Sorumlu Satış Başkan Yardımcısı – Sovos
Sektörden Haberler: Regülasyon Güncellemeleri
Hüseyin Akça, Ürün Yönetimi Direktörü – Sovos
Bulut Teknolojilerinde Güvenliğin Önemi, Riskler ve Çözüm Yolları
Cemile Akpaça, Yönetişim, Risk ve Uyum Müdürü – Sovos
SAP Türkiye Anlatıyor
Burak Başarslan, Finansal Uygulamalar Çözüm Yöneticisi – SAP
SAP Dünyasında Farklı İhtiyaçların Doğurduğu Farklı Alternatifler
Ayhan Boyacıoğlu, EMEA Bölgesi SAP Entegrasyonlarından Sorumlu Başkan Yardımcısı – Sovos
Demo: Sovos BTP Çözümü
Yasin Özbinar, SAP Ürünlerinin Geliştirilmesinden Sorumlu Kıdemli Müdür – Sovos
S4Hana Proje Geçişleri
Ahmet Öz, Profesyonel Servisler Direktörü – Sovos
S4Hana Proje Geçişleri
Ekin Moral, Profesyonel Servisler Proje Yönetim Ofisi Müdürü – Sovos
C-Level Panel: Başarılı Proje Geçişleri
Zehra Karaoğlan, Profesyonel Servisler Müdürü -Sovos
İş Ortaklığı Çalışma Modelleri
Selim Büyüktazeler, Partner Satış Müdürü – Sovos
Partner Portal Eğitimi & Bulut Portal Demosu
Ali Rıza İnceoğlu, Ürün Yönetimi Direktörü – Sovos
Etkinlik Mekanı
The Peninsula Istanbul
Kaydınızı Tamamlayarak Yerinizi Ayırın
İlginiz için Teşekkür Ederiz.
Etkinlik Kaydımız Kontenjan Dolduğu için Kapanmıştır. Gelecek Etkinliklerde Görüşmek Üzere.
Gelir İdaresi Başkanlığı’nın (GİB) yeni düzenlemeleriyle e-fatura ve e-arşiv fatura sistemine geçiş süreci hızlanıyor. 2025 itibarıyla daha fazla işletme bu kapsama girerken, kâğıt fatura devri sona yaklaşıyor. 2025’te e-fatura ve e-arşiv zorunluluğuna dair tüm detayları bu yazıda okuyabilirsiniz…
2025’te E-Fatura ve E-Arşiv Faturada Ne Tür Değişiklikler Yapıldı?
Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), 12 Kasım 2024 tarihinde Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde (Sıra No:509) değişiklik yaparak, e-dönüşüm sürecinde önemli adımlar attı. “Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde (Sıra No:509) Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No:573)” adı altında yayımlanan yeni düzenlemeler, e-dekont, e-irsaliye, e-adisyon, e-müstahsil makbuzu ve e-gider pusulası ile birlikte e-arşiv fatura uygulamasında da çeşitli güncellemeler içeriyordu. Yapılan değişiklikler, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın süreçlerin daha titiz ilerlemesi ve e-dönüşümün her alana yayılması konusundaki kararlılığının habercisi niteliğindeydi. Bu değişikliklerle birlikte 2025’te hem mükelleflerin hem de özel entegratörlerin süreçlerini çok daha hassas ilerletmesi gerekiyor. Kullanımı geniş bir mükellef kapsamında yayılan e-faturada ise artık büyük değişiklikler görülmüyor.
Hangi İşletmeler İçin E-Fatura Zorunluluğu Getirildi?
E-fatura zorunluluğunda 2025 yılı için büyük değişimler söz konusu değil. Mevcut tebliğ kapsamında e-fatura zorunluluğu olan işletmeler -başka bir deyişle e-Fatura uygulamasına dâhil olması, e-Fatura uygulamasına kayıtlı diğer kullanıcılara faturalarını e-Fatura olarak düzenlemesi ve bunlardan e-Fatura olarak alması zorunlu olan mükellefler şu şekilde sıralanabilir:
Brüt satış hasılatı (veya satışları ile gayrisafi iş hasılatı); 2018, 2019 veya 2020 hesap dönemleri için 5 Milyon TL, 2021 hesap dönemi için 4 Milyon TL, 2022 veya müteakip hesap dönemleri için 3 Milyon TL ve üzerinde olan şirketler,
6/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli I sayılı listedeki malların imali, ithali, teslimi vb. faaliyetleri nedeniyle Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK)’ndan lisans alan (bayilik lisansı dâhil) mükellefler.
Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (III) sayılı listedeki malları imal, inşa ve/veya ithal edenler.
Başkalarına ait iktisadi ve ticari faaliyetlerin yapılmasına elektronik ticaret ortamını sağlayan gerçek ya da tüzel kişi aracı hizmet sağlayıcıları, internet ortamında gerçek ve tüzel kişilere ait gayrimenkul, motorlu araç vasıtalarının satılmasına veya kiralanmasına ilişkin ilanları yayınlayan internet sitelerinin sahipleri veya işleticileri ile internet ortamında reklamların yayınlanmasına aracılık faaliyetinde 1 535 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Tebliği (RG: 22/01/2022 – 31727) ile değiştirilmeden önceki hali: 1-2018 veya müteakip hesap dönemleri brüt satış hasılatı (veya satışları ile gayrisafi iş hasılatı) 5 Milyon TL ve üzeri olan mükellefler. 15 bulunan internet reklamcılığı hizmet aracıları ile kendilerine veya aracı hizmet sağlayıcılarına ait internet sitelerinde veya diğer her türlü elektronik ortamda mal veya hizmet satışını gerçekleştiren mükelleflerden, 2020 veya 2021 hesap dönemleri için 1 Milyon TL, 2022 veya müteakip hesap dönemleri için 500 Bin TL ve üzeri brüt satış hasılatı (veya satışları ile gayrisafi iş hasılatı) olanlar.
11/3/2010 tarihli ve 5957 sayılı Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre komisyoncu veya tüccar olarak sebze ve meyve ticaretiyle iştigal eden mükellefler.
Sosyal Güvenlik Kurumu ile sözleşme imzalayan sağlık hizmeti sunucuları ile medikal malzeme ve ilaç/etken madde temin eden tüm mükellefler (hastane, tıp merkezleri, dal merkezleri, diyaliz merkezleri, Sağlık Bakanlığından ruhsatlı diğer özelleşmiş tedavi merkezleri, tanı, tetkik ve görüntüleme merkezleri, laboratuvarlar, eczaneler, tıbbi cihaz ve malzeme tedarikçileri, optisyenlik müesseseleri, işitme merkezi, kaplıcalar, beşeri tıbbi ürün/ürün sunan ve/veya üreten özel hukuk tüzel kişileri ve bunların tüzel kişiliği olmayan şubeleri, ecza depoları vb.).
Gayrimenkul ve/veya motorlu taşıt, inşa, imal, alım, satım veya kiralama işlemlerini yapanlar ile bu işlemlere aracılık faaliyetinde bulunan mükelleflerden brüt satış hasılatı (veya satışları ile gayrisafi iş hasılatı); 2020 veya 2021 hesap dönemleri için 1 Milyon TL, 2022 veya müteakip hesap dönemleri için 500 Bin TL ve üzeri olan mükellefler.
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile belediyelerden yatırım ve/veya işletme belgesi almak suretiyle konaklama hizmeti veren otel işletmeleri.
2/4/2022 tarihli ve 31797 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Şarj Hizmeti Yönetmeliği kapsamında Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan şarj ağı işletmeci lisansı alan mükellefler ile bu mükellefler tarafından sertifika verilen şarj istasyonu işletmecileri.
E-Fatura Uygulamasında Güncel Değişiklikler Nelerdir?
2025’te yapılan güncellemeler, genelde doğrudan e-fatura ile ilgili değil e-defter gibi diğer belgelerle bağlantılı yenilikler ya da uygulamadaki teknik kısımlar hakkında oldu.
E-Fatura Sistemi İçin Gerekli Teknik Altyapı Güncellemeleri
E-fatura sisteminin kullanımında teknik altyapı çok önemseniyor. Önerilen temel gereklilikler şu şekilde sıralanabilir:
E-fatura sistemine entegrasyon sağlamak isteyen işletmelerin, Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) ile uyumlu yazılım ve donanım altyapısına sahip olması,
Genellikle e-fatura entegratörleri tarafından sunulan bu altyapıların hızlı, verimli ve kesintisiz çalışan sistemler olması,
Mükelleflerin ve özel entegratörlerin, yüksek güvenlik standartlarına uyumlu hareket etmesi bekleniyor.
2025’te E-Arşiv Fatura Uygulaması ve Getirdiği Yenilikler Nelerdir?
Tebliğ ile e-arşiv fatura sisteminde yapılan düzenlemeler şöyle oldu:
Daha önce 5 bin TL (ve vergi mükelleflerine düzenlenen faturalar için 6.900 TL) olarak belirlenen e-arşiv fatura düzenleme sınırı 1 Ocak 2025’ten 2026 yılına kadar 3 bin TL’ye düşürüldü.
2026 itibarıyla ise bu sınır tamamen ortadan kaldırıldı. Sınırın ortadan kaldırılması, 2026 itibarıyla tüm mükelleflerin e-arşiv fatura kapsamına gireceği, tutara bakılmaksızın ilgili belgelerin e-arşiv fatura olarak düzenlenmesi gerekeceği anlamına geliyor.
e-Arşiv Fatura Olarak Düzenlenme Zorunluluğu Getirilen Diğer Faturalar başlığındaki bir maddenin 01/01/2026’dan geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırdı: “Aynı günde aynı kişilere düzenlenen faturalar topluca birlikte değerlendirilecek olup, faturaların vergi dâhil tutar toplamının belirtilen tutarı aşması halinde, söz konusu faturaların e-Arşiv Fatura olarak düzenlenmesi ve alınması zorunluluğu bulunmaktadır.”
Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler İçin E-Arşiv Fatura Düzenlemeleri
KOBİ’ler için e-arşiv faturaya geçiş artık kaçınılmaz hale geldi. 2025 yılından itibaren:
Yıllık brüt satış hasılatı 3 milyon TL ve üzeri olan firmaların zorunlu olarak e-fatura ve e-arşiv faturaya geçmeleri gerekiyor.
Bu cironun altında kalan, e-fatura ve e-arşiv faturaya geçme zorunluluğu olmayan mükelleflerin vergiler dahil toplam fatura tutarı 3 bin TL’yi aşan işlemleri için e-arşiv fatura düzenlemeleri gerekecek.
Yeni E-Fatura Yükümlülükleri ve İşletmelere Etkileri Nelerdir?
E-fatura ve e-arşiv fatura kullanımlarının tüm şirketleri kapayacak şekilde düzenlenmesi, kağıt fatura devrinin sona ermesi anlamına geliyor. İşletmeler açısından bakıldığında bu durum arşivleme imkanlarının daha sağlıklı olması, belge baskı ve saklama maliyetlerinin azalması, belgelere daha kolay erişilebilmesi, süreçlerin hızlanması anlamına geliyor.
2025 Yılında E-Arşiv Fatura Kullanımında Dikkat Edilmesi Gerekenler
Mükelleflerin sistem entegrasyonlarını zamanında tamamlamaları önemli.
Gelir İdaresi Başkanlığı’nın belirlediği teknik gerekliliklere uygun hareket edilmesi gerekiyor.
2025, geçiş tamamlanmadan önceki son yıl olduğu için, işletmelerin doğru sistemleri seçmesi ve kullanması, yasal süreçlere uyumluluk göstermesi açısından kritik öneme sahip.
İsveç e-fatura
Vergi dijitalleşmesinde öncü ülkelerden biri olan İsveç, 2003 yılında başlayan yolculuğuyla elektronik bilgi alışverişinin ilk uygulayıcıları arasında yer almaktadır.
Ülke, o zamandan beri süreçlerini dijital ortamda dönüştürerek e-fatura kurallarını ve standartlarını Avrupa standardı (EN 16931) doğrultusunda uyumlaştırıyor.
Bu sayfa, önemli gelişmeler, ilgili yönetmelik ve gereklilikler ile diğer önemli bilgileri kapsayan ideal bir genel bakış sunar.
Birçok Avrupa ülkesinde olduğu gibi, İsveç’te de B2B işlemlerinde e-fatura kullanımı zorunlu değildir. Bununla birlikte ülkedeki işletmelerin Peppol birlikte çalışabilirlik ağını ve EN19631 ile uyumlu Peppol BIS 3.0 formatını kullanmaları teşvik edilmektedir.
İş ortaklarıyla e-fatura kullanmayı tercih eden şirketler, aşağıdaki uyumluluk gerekliliklerini göz önünde bulundurmalıdır;
Elektronik fatura alışverişi için alıcının onayı alınmalıdır.
Bütünlüğün ve gerçekliğin sağlanması — kanunla öngörülen her türlü kontrol kabul edilir. Elektronik imzalar ve mühürler, ticari işlemlerin bütünlüğünü ve doğruluğunu sağlamanın en yaygın kabul gören yasal araçlarıdır.
Faturalar, saklama süresi boyunca bütünlüklerini, gerçekliklerini ve kullanılabilirliklerini garanti edecek şekilde saklanmalıdır. Saklama süresi, muhasebe döneminin sona erdiği takvim yılının bitiminden itibaren yedi yıldır.
İsveç'te B2G e-fatura
İsveç’te, 2019 yılından bu yana kamu alımlarında e-fatura uygulaması zorunlu hale gelmiş olup, tedarikçiler ile kamu yüklenicilerinin elektronik fatura alışverişi yapması gerekmektedir. E-faturalama uygulamasını hayata geçiren birçok ülkenin aksine İsveç’te faturaların elektronik olarak iletilmesi için merkezi bir platform mevcut değildir.
İsveç, Peppol’ü kamu sektörü e-faturalaması için tercih edilen çözüm olarak kabul etmektedir. Peppol BIS Billing 3, ülkenin standart e-faturalama formatıdır ve Avrupa standardıyla tamamen uyumludur. Kamu sektörü kuruluşlarının tedarikçilerden e-fatura alabilmeleri için Peppol’a kayıtlı olmaları gerekmektedir.
ESAP 6 ve Svefaktura gibi başka formatlar da kullanılmaktadır, ancak İsveç’in Peppol Kurumu olan Dijital Devlet Ajansı (Digg), Peppol BIS Billing 3.0’ın kullanımını aktif olarak teşvik etmekte ve eski formatları aşamalı olarak kaldırmaktadır.
İsveç'te Peppol kullanımı
İsveç, Peppol’ün çerçeve ve standartlarına uyan Avrupa’daki birçok ülkeden biridir. Ülkenin Peppol otoritesi olan Dijital Devlet Ajansı (Digg), e-fatura, e-tedarik ve sınır ötesi ticaret için standartlaştırılmış altyapının benimsenmesine yardımcı olmak amacıyla çerçeveyi kullanmaya odaklanmıştır.
İsveç’te kullanılan Peppol spesifikasyonlarından bazıları şunlardır:
İşte İsveç’in e-fatura sürecindeki başlıca dönüm noktaları.
11 Kasım 2003 – Kamu kurumlarının elektronik bilgi paylaşımına ilişkin ilk düzenleme
1 Nisan 2019: B2G işlemlerine ilişkin kanun yürürlüğe girerek kamu kurumlarının tedarikçilerinin elektronik fatura göndermesini zorunlu kılmıştır.
1 Aralık 2019: üm kamu sektörü kuruluşlarının Peppol’e kayıtlı olması gerekiyor Şubat 2023: İsveç devlet kurumları, B2B işlemleri için zorunlu e-fatura uygulamasının benimsenmesini araştırmak üzere hükümete resmi bir talepte bulundu.
Sovos ile İsveç'te e-fatura kurulumu
E-fatura İsveç’te 2008’den beri yaygın olsa da, dünya genelinde popülerliği ve benimsenmesi giderek artmaktadır. Daha fazla düzenleme yürürlüğe girdikçe, uyum sağlamak uluslararası kuruluşlar için daha karmaşık hale gelmektedir.
Elektronik faturalandırma dünya genelinde hızla yaygınlaşırken, ülkelerin kendi kural ve tercihleri nedeniyle parçalı bir yapı ortaya çıkmaktadır. Her bölgede uyumluluk sağlamak adına tek bir sağlayıcıyla çalışmak büyük önem taşır.
Uyumluluk süreçlerini Sovos’a emanet ederek zamanınızı geri kazanın ve rahat bir nefes alın.
Kamu sektörü kuruluşları ile tedarikçilerinin elektronik fatura (B2G) alışverişi yapması zorunlu tutulmaktadır. Diğer işlemler için e-faturalama isteğe bağlıdır.
İkincil Saklama Uygulamasının sona ermesinin işletmelere etkileri,
Muvafakatname özelliğiyle iş yükünün nasıl hafifletilebileceği
ve yasal düzenlemelere uyum süreçleri ele alınacaktır.
Soru-Cevap bölümünde tüm sorularınızı uzmanlarımıza iletebilirsiniz.
Ajanda:
2025 Yılı E-Defter Zorunluluğu:
e-Defter Nedir? e-Defter uygulamasına yeni dahil olacak firmalar için sistemin kapsamı, hangi defterleri içerdiği ve sunduğu temel avantajlar üzerine genel bir bakış.
Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler için zorunlu geçiş.
İhtiyari bilanço esasına geçen mükellefler için süreç detayları.
İkincil Saklama Uygulamasının Kapanışı:
“E-Defter Saklama Uygulaması”nın sona ermesi.
Yevmiye ve Kebir defterlerinin doğrudan gönderimi ve işletmelere etkileri.
Muvafakatname Özelliği:
Defterlerin yazılım firmaları veya meslek mensupları tarafından imzalanması.
İş yükünün azaltılması ve verimlilik artışı.
Yasal Düzenlemeler ve Uyum Süreçleri:
Değişikliklerin işletmelere etkileri, uygulama aşamaları ve kritik noktalar. Defter Portalında yeni sistem özellikleri ve kullanım detayları.
Soru & Cevap
Kayıt İçin: Webinarı canlı izlemek ve/veya yayın sonrasında yayın kaydı ile sunumun sizlerle paylaşılması için formu doldurmayı unutmayın.
VKN kısaltmasıyla sıklıkla karşımıza çıkan ve e-fatura sürecinde ihtiyaç duyulan en önemli bilgilerden biri olan Vergi Kimlik Numarası ile ilgili merak edilen konulara bu yazıdan ulaşabilirsiniz. VKN’nin tanımı ve öneminin yanı sıra e-fatura keserken VKN’nin rolü, VKN sorgulama gibi konulara da bu yazıda değiniyoruz…
Vergi Kimlik Numarasının hangi alanlarda ne amaçla ve nasıl kullanıldığını, kimler için gerekli olduğunu ve nasıl sorgulanabileceğini birkaç başlıkta şöyle özetleyebiliriz:
Vergi Kimlik Numarası (VKN) Nedir?
Vergi dairesi tarafından gerçek ve tüzel kişilere verilen 10 haneli bir numaradır. Kişi veya kuruma özgüdür. Başkası tarafından kullanılamaz.
VKN’nin Tanımı ve Kapsamı:
VKN; vergi mükellefi olan tüm gerçek ve tüzel kişilerin, vergilerini öderken ve ilgili ticari işlemlerde kullanmak zorunda oldukları numaralardır. Kullanılmasındaki amaç, gerçekleştirilen tüm ticari işlemlerin kayıt altına alınması, incelenmesi, vergilendirilebilmesi ve belirli bir düzende sürdürülebilmesidir.
Vergi numarasının kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerce yapılacak işlemlerle ilgili kayıtlarda ve düzenlenecek belgelerde kullanılması mecburiyetini getirmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
Türkiye’deki VKN Uygulamaları ve Hukuki Dayanak
Vergi Usul Kanunu’nda; Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı bulunan her gerçek kişi ile tüzel kişinin bir vergi numarası sahibi olması ile ilgili hüküm yer alır. Tüzel kişiler için sadece VKN kullanımı geçerliyken, gerçek kişiler ve şahıs şirketleri VKN yerine T.C. kimlik numarasını da kullanabilir.
Vergi Kimlik Numarası Nasıl Alınır?
Kişi veya kuruma özel vergi kimlik numaraları, iş yerinin bulunduğu bölgedeki vergi dairelerinden fiziksel olarak başvurup alınabileceği gibi, vergi dairesinin web sitesi üzerinde başvurularak da alınabilir. Sitede yer alan formun doldurulması ve istenen evrakların yüklenmesi gerekir.
Gerçek Kişiler İçin VKN Alma: Gerçek kişiler (bireysel mükellefler) için Vergi Kimlik Numarası, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına otomatik olarak atanır. Genellikle T.C. Kimlik Numarası aynı zamanda Vergi Kimlik Numarası olarak kullanılır. Bu nedenle, gerçek kişiler için özel bir başvuru yapmaya gerek yoktur.
Tüzel Kişiler (Şirketler) İçin VKN Alma: Şirket Kuruluşu: Tüzel kişiler, Ticaret Sicil Müdürlüğü’nde şirket kuruluşu işlemlerini tamamlar.
Vergi Dairesine Başvuru: Şirketin kuruluşu tamamlandıktan sonra, şirketin bağlı olduğu Vergi Dairesine başvuru yapılır. Başvuru sırasında şu belgeler istenir:
– Ticaret sicil gazetesi veya kuruluş sözleşmesi
– Şirket yetkilisinin kimlik bilgileri
– Şirketin adres bilgileri
Vergi Kimlik Numarasının Verilmesi: Vergi dairesi, başvuru belgelerini inceleyerek şirket adına Vergi Kimlik Numarasını oluşturur. Bu süreçte tüzel kişiye vergi levhası da düzenlenir.
Yabancı Gerçek Kişiler İçin VKN Alma: yabancılar da Türkiye’de vergi mükellefi olabilmek için vergi kimlik numarası almalıdır. Bu kişiler, pasaportlarıyla birlikte vergi dairelerine başvurarak vergi kimlik numarası alabilirler.
VKN Almanın Gereklilikleri ve Zorunlulukları Nelerdir?
Vergi Kimlik Numarasının kimler için geçerli olduğu Vergi Usul Kanunu ile belirlenir. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı olan tüm gerçek ve tüzel kişilerin, vergi mükellefiyetini yerine getirmeleri bir zorunluluktur, bu nedenle de VKN almaları gerekir. Ayrıca noter hizmetleri, icra takip işlemleri, motorlu taşıt/gayrimenkul alım satımları, bankacılık hizmetleri, kredi başvuruları, finansal kiralama işlemleri, sigorta işlemleri gibi faaliyetlerde VKN kullanılır. Vergi mükellefiyetini gerektirecek faaliyetleri gerçekleştiren tüm gerçek kişi ve tüzel kişiler vergi numarası almalıdır.
E-Fatura Keserken VKN Kullanımı
E-Fatura ya da e-Arşiv Fatura oluştururken “VKN/TCKN” ile belirtilen alana faturanın kesileceği kişi/kurumun Vergi Kimlik Numarası ya da T.C. Kimlik Numarası yazılmalıdır. Bu alan doldurulunca firma ünvan bilgileri otomatik olarak formda gözükecektir.
Faturada VKN Nerede Yazar?
VKN, form oluşturulurken “Alıcı Bilgileri” bölümünde yer alır. Fatura oluşturulduktan sonra ise üst tarafta her iki şahsın/kurumun bilgilerinin yer aldığı alanda gözükür.
Faturayı düzenleyen satıcının vergi kimlik numarası, satıcının adının ve adres bilgilerinin bulunduğu bölümde, “Vergi Kimlik Numarası” ya da kısaca “VKN” başlığı altında yazar.
Faturayı alan müşterinin (şirket ya da şahıs) vergi kimlik numarası, alıcı bilgileri kısmında yine “Vergi Kimlik Numarası” veya “VKN” başlığı ile belirtilir, aynı şekilde satıcının bilgileri de yer alır.
VKN’nin e-Fatura Süreçlerindeki Önemi Nedir?
Faturalardaki Vergi Kimlik Numaraları işletmenin yasal olarak tanınması için önemlidir. e-Fatura düzenlenirken VKN’nin doğru kullanılması, vergi beyanlarının doğruluğunu ve şeffaflığını artırır.
Faturaların düzenlenmesi ve gönderilmesi sırasında VKN sayesinde mükellefler kolayca tanınır ve işlemler dijital ortamda hızla tamamlanır.
Mükellefler arası fatura ve ödeme ilişkileri VKN üzerinden takip edilir, böylece manuel hatalar minimize edilir.
Vergi Kimlik Numarası Sorgulaması Nasıl Yapılır?
Vergi numarası sorgulama işlemleri Vergi Dairesi web sitesinden, e-devlet üzerinden ya da doğrudan vergi dairesi müdürlüğünden gerçekleştirilebilir. VKN sorgulama işlemi, bir kişinin veya işletmenin vergi durumunu kontrol etmek, vergi numarası sorgulamak, ödenen vergilerin doğruluğunu kontrol etmek, vergi borçlarını öğrenmek ve vergi durumunu anlamak için yapılır. Birlikte iş yürütülecek kişi veya kuruluşun vergi numarasının geçerli olup olmadığını kontrol etmek için de önemlidir.
Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) Web Sitesi Üzerinden Sorgulama
Vergi Dairelerine Başvurarak Sorgulama
Müşteri Hizmetleri ve Çağrı Merkezleri
Bankalar Üzerinden Sorgulama
Suudi Arabistan’da e-fatura uygulamasının ikinci aşaması başladı. Kimler e-faturaya geçmeli ve uyum süreci nasıl işleyecek? Detayları bu yazıda okuyabilirsiniz…
Suudi Arabistan’da e-fatura nedir?
Kağıt faturaların, elektronik ortamda oluşturulması, gönderilmesi ve saklanması fikriyle ortaya çıkan e-faturaların kullanımı dünyanın her yerinde hızla yaygınlaşıyor. Suudi Arabistan’da da son yıllarda bu konuda önemli adımlar atılıyor. Suudi Arabistan’da e-fatura geçiş sürecinin güncel bilgilerine geçmeden önce ilk aşamalarda neler yapıldığını şu şekilde özetleyebiliriz:
Suudi Arabistan’da e-fatura sisteminin tarihi
2020’de Suudi Arabistan Zekat, Vergi ve Gümrük Kurumu (ZATCA), iki aşamadan oluşan e-faturaya geçiş sürecini ilan etmişti. Suudi Arabistan’daki e-fatura uygulamasının birinci aşamasında ülkede ikamet eden ve vergiye tabi olan tüm kişilerin faturalarını elektronik olarak kesmesi ve saklaması isteniyordu ve uygulama 4 Aralık 2021’den bu yana yürürlükteydi. ZATCA’nın 1 Ocak 2023 tarihinden itibaren uygulamaya koyduğu ikinci aşama ise ek gereklilikler getirdi. Ancak bu gereklilikler başlangıçta tüm Suudi Arabistan e-fatura mükellefleri için zorunlu olmadı. Öte yandan ZATCA, süreci hızlı ve planlı ilerletmedeki niyetini de göstererek, e-fatura uygulamasının ikinci aşamasındaki gereklilikleri, ülkede mukim olan tüm vergi mükelleflerini kademeli olarak kapsayacak şekilde planladı.
E-fatura, Suudi Arabistan’da zorunlu mu?
Suudi Arabistan’da e-fatura kullanımı, yabancı şirketler de dahil olmak üzere Suudi Arabistan’da faaliyet gösteren tüm işletmeler için geçerli. Bu nedenle burada faaliyet gösteren tüm şirketlerin ilgili sınırlar içine girip girmediğini takip ederek uyumluluk göstermesi gerekiyor. Uymayan şirketler için de cezai yaptırımlar bulunuyor.
Suudi Arabistan’daki e-fatura uygulamasının ikinci aşaması kimleri kapsıyor?
ZATCA ikinci aşamayı, ilk açıkladığı tarihten biraz daha erteleyerek ve daha küçük bir vergi mükellefi grubuyla başlayarak kademeli şekilde uygulamaya aldı. 24 Haziran 2022’de yaptığı açıklamayla 2021 döneminde yıllık geliri 3 milyar riyalden (yaklaşık 800 milyon ABD doları) fazla olan vergi mükelleflerini, 1 Ocak 2023’ten itibaren uygulama kapsamına aldı. Sonraki eşik ve ilgili gruplar için bilgilendirmeleri de en az altı ay önceden yapacağını bildirdi.
Suudi Arabistan’da e-faturanın ikinci aşamasına uyum nasıl sağlanacak?
Suudi Arabsitan’da e-fatura uygulamasının ikinci aşamasında ise kullanıcıların dikkat etmesi gereken teknik gereksinimler ve uyumluluk şartları açıklandı.
Teknik gereksinimler ve uyumluluk: İkinci aşamada verilen bilgilere göre vergi mükellefleri tüm e-faturalarını ve elektronik dekontlarını (alacak ve borç dekontlarını) XML formatında (UBL 2.0) oluşturmak zorunda. Fatura içeriğiyle ilgili ise farklı gereklilikler bulunuyor. Tüm e-faturalarda ve e-dekontlarda aşağıdakilerin yer alması zorunlu:
Önceki faturanın hash değeri
Benzersiz Evrenler Tanımlayıcı
Bir QR kodu.
Öte yandan vergi faturalarına (işletmeler arası – B2B) ve sadeleştirilmiş faturalara (işletmeler ile tüketiciler arası – B2C) ilişkin e-fatura gereklilikleri arasında farklılıklar var ve bu nedenle farklı türden faturalar için farklı API’ler geliştirildi. Ve açıklamaların yapıldığı dönemde şu bilgiler verildi:
Vergi faturaları Sürekli İşlem Denetimi (CTC) rejimine tabi olacak. Açıklamak gerekirse; sistem onaylama e-faturası olarak kategorilendirilebilecek. XML fatura gerekli içeriklerle birlikte oluşturulduktan sonra, onayın API’si üzerinden tamamlanması için vergi dairesinin portalına (ZATCA platformuna) iletilecek. ZATCA platformu onay kanıtı olarak ZATCA’nın mührünü faturaya vuracak ve bu işlemden sonra fatura hukuki geçerlilik kazanacak. İmzalanan XML tedarikçiye geri gönderilecek ve böylece tedarikçi imzalı XML faturayı ya da XML ile birlikte insanlar tarafından okunabilecek bir versiyonu (gömülü XML içeren PDF A-3) göndereceğini belirleyebilecek. İnsanlar tarafından okunabilecek versiyon PDF A-3 (gömülü XML ile) formatında olmak zorunda.
Sadeleştirilmiş faturalar ise CTC raporlama rejimine tabi olacak. Gerekli içeriklerle birlikte XML fatura oluşturulduktan sonra, tedarikçinin şifreli mührü kullanılarak imzalanacak. Ardından satıcı, faturanın basılı bir nüshasını alıcıya verecek. Vergi mükellefi 24 saat içinde imzalı XML’i, raporlama API’si üzerinden ZATCA platformuna bildirmek zorunda.
Suudi Arabistan e-Fatura Saklama
Vergi mükelleflerinin e-faturaları elektronik formatta saklaması gerekiyor. Faturaların saklanmasına ilişkin belli başlı gereklilikler bulunuyor. Örneğin; ana kural olarak faturaların ülke içinde saklanması zorunlu ve sadece belli koşullarda faturaların yurt dışında depolanmasına izin veriliyor. E-Fatura çözümlerinin, vergi mükelleflerinin e-faturaları indirerek çevrimdışı ortamda depolamasına imkân tanıması gerekiyor.
E-faturaya geçiş yapacak firmalar için gerekli belgeler ve süreçler
Suudi Arabistan e-fatura uygulamasında faturaların içerikleri türlerine göre değişebiliyor. Bunların ZATCA’nın açıkladığı bilgiler doğrudan takip edilerek ya da uzmanlardan danışmanlık alarak şirketlere uyarlanması gerekiyor.
Suudi Arabistan’da e-fatura yazılımı nasıl seçilir?
Suudi Arabistan e-fatura uygulamasına uyum sağlamak, belirtilen özellikleri içeren doğru şekilde faturaları üretmek, iletmek ve saklamak için şirketler kendi yazılımlarını kurabilmekle beraber, Sovos gibi özel entegratörlerin sistemlerini de kullanabilirler. Her iki koşulda da ZATCA’nın Fatura portalıyla entegrasyon gereklidir. Suudi Arabistan e-fatura uygulamalarını düzenli olarak takip eden bir özel entegratörden bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
e-Fatura kullanımı dünya genelinde başlangıçta bir zorunluluk olarak gözükse de işletmeler için pek çok faydası bulunuyor. Bu faydalar arasında zaman ve maaliyet tasarrufu öne çıkıyor. Daha detaylı açıklamak gerekirse: e-fatura kullanımı sayesinde, tüm faturaları tek bir platformdan ve uzaktan erişimle takip edebilmek, manuel süreçleri ve onlara bağlı maliyetleri ortadan kaldırmak mümkün. Dijital ortamda on yıl boyunca arşivleme imkanı, faturaların güvenle saklanmasını ve çok daha akıcı denetim süreçleri sağlıyor. Bu da denetimde yaşanabilecek riskleri en aza indiriyor. Dijital faturaları hızlı bir şekilde kesip alıcıya göndererek erken ödeme almayı kolaylaştırarak ödeme süreçlerini hızlandırabiliyorsunuz
Harekete Geçin
Tüm dünyada müşterilerine e-dönüşüm uyumluluğu sağlayabilen Sovos ile, dünyanın her yerinde işletmenizi sorunsuz bir şekilde yönetebilirsiniz.
Peppol e-Faturalama Açıklaması: Nedir ve Nasıl Çalışır
Elektronik faturalandırmanın küresel olarak benimsenmesi hızlanıyor. Dünya çapındaki hükümetler, ulusal sistemlerini dijital olarak dönüştürmek ve çoğu zaman KDV açığını kapatmak için e-faturalamayı benimsemeye çalışıyor.
Birçok ülke mali kontrolleri dijitalleştirmek için kendi e-faturalama yetkisini getirmiş olsa da, her ülke tarafından uygulanan gereksinimler ve sistemler çoğu zaman birbiriyle uyumlu olamıyor. Bu, çok uluslu kuruluşların elektronik faturalama yükümlülüklerini yerine getirmelerini karmaşık hale getirir.
Birlikte çalışabilirliği geliştirmek için Asya ve Avrupa’daki ülkeler, e-faturalama ve diğer tedarik belgeleri için birlikte çalışabilirliği basitleştirmek için oluşturulan bir çerçeve olan Peppol’u benimsiyor. Ama tam olarak nedir? Bu blog ihtiyacınız olan tüm bilgilere sahiptir.
Peppol nedir?
Peppol, 2008 yılında Avrupa Birliği’ndeki hükümetlerde kamu alımlarını standartlaştırmak için bir çaba olarak başladı. Sınır ötesi elektronik satın almayı mümkün kılan spesifikasyonlardan ve müşterilere fatura gönderme yönteminden oluşan bir çerçevedir. Peppol, bilgilerin yapılandırılma ve değiştirilme şeklini standartlaştırarak iş süreçlerini entegre eder.
Son yıllarda Peppol, görev alanını APAC’ı da kapsayacak şekilde genişletti. Singapur, Peppol otoritesi kuran ilk Asya ülkesi oldu. Avrupa’da kurulmasının yanı sıra Avustralya, Japonya, Malezya ve Yeni Zelanda’yı da içerir.
Ne anlama geliyor?
Peppol, başlangıçta bir Avrupa girişimi olduğu için Pan-European Public Procurement On-Line kelimesinin kısaltmasıdır.
E-faturaların alınması, Nisan 2020’den bu yana AB ‘deki tüm kamu sektörü kuruluşları için yasa gereği zorun lu kılınmış olsa da, Peppol bu yükümlülüğü uygulamak için birçok ülke tarafından seçilen seçeneklerden biri olması ve Peppol’un adı Avrupa hizmetinden türetilmesine rağmen, standart artık birlik dışında benimseniyor. Örneğin Malezya ve Singapur, son yıllarda Peppol’ü benimseyen Avrupa dışı iki ülkedir.
Peppol nasıl çalışır?
Peppol’un e-faturalar gibi elektronik belgelerin alışverişi için AB çapında bir standart olduğunu açıkça belirtmiş olsak da, bu gerçekte nasıl çalıştığını açıklamıyor.
Avrupa Birliği elektronik faturalar için standartlar belirledi. Bu belgeler gerekli özellikleri karşılamalı ve çoğu durumda ağı üzerinden gönderilmelidir. AB’deki çoğu kamu sektörü kuruluşunun bu tür faturaları alabilmesi ve bölge genelinde B2G işlemlerinin faturalandırılmasında tek tip ve evrensel bir yöntem oluşturması gerekmektedir.
Bazı durumlarda kamu sektörünün bu faturaları almakla yükümlü olmakla birlikte, B2B işlemleri için şirketlere de gönderilebileceğini belirtmek gerekir. Peppol, ister özel bir işletme ister kamu kuruluşu olun, e-faturaların, satın alma siparişlerinin ve diğer ticari belgelerin etkin bir şekilde elektronik olarak alışverişini sağlar.
Peppol faturaları bir Peppol Erişim Noktası aracılığıyla alıcıya gönderilir. Bu, Peppol ağına bağlanır ve onaylanmış bir servis sağlayıcısından gelir ve işletmelerin Erişim Noktası olan diğer kuruluşlarla elektronik olarak belge alışverişinde bulunmasına olanak tanır.
Peppol, Peppol tarafından akredite edilmiş Hizmet Sağlayıcılarından oluşan bir ağ aracılığıyla kuruluşları birbirine bağlar ve kapalı “üç köşe” ağları tarafından oluşturulan elektronik ticaretin önündeki engelleri ortadan kaldırır.
Şu anda yürürlükte olan 17 Peppol Yetkilisi var, hepsi ulusal organlardır – bir tanesi hariç. OpenPeppol, hiçbir otoritenin bulunmadığı yargı bölgelerinde resmi Peppol Otoritesi olarak hizmet verdiği için bir ülkeye bağlı olmayan tek otoritedir..
Neden kullanıyorsun?
Yaygın uygulaması onu birçokları için çekici bir seçenek haline getiriyor. Ülkeler arasında elektronik faturalandırmaya yönelik çeşitli yaklaşımlar göz önüne alındığında, Peppol”un cazibesi, küresel elektronik belge alışverişinin standardizasyonu ve birlikte çalışabilirliğidir.
Bir kuruluşun iş yaptığı her ülke için elektronik belgelerin aktarılması için ortak standartlar koleksiyonuna sahip olmak süreci kolaylaştırır ve böylece hata olasılığını azaltır.
Bilginin yapılandırılma ve değiş tokuş etme şeklini standartlaştırmak, onu daha güvenli hale getirir. Faturaların ve satın alma siparişlerinin yanı sıra Peppol, dünyanın herhangi bir yerinde, herhangi bir kuruluş arasında her türlü iş belgesinin değişimini otomatikleştirme potansiyeline sahiptir.
Hangi ülkeler Peppol kullanıyor?
Peppol’un şu anda 29’u Avrupa’da olmak üzere 37 üye ülkesi var.
Avrupa dışında, Peppol standartlarını uygulayan ülkeler şunları içerir:
Avustralya
Japonca
Malezya
Yeni Zelanda
Singapur
Peppol Köşe Modelleri
Köşe modelleri dijital işlemler için çerçevelerdir. Peppol’un temel çerçevesi 4 köşe modeli olmasına rağmen, birden fazla yaklaşım vardır
E-faturalama için 3 Köşe modeli
Şimdi eski bir model olarak kabul edilen e-faturalama için 3 köşe modeli, gönderenlerin ve alıcıların tek bir servis sağlayıcı aracılığıyla bağlanmasını gerektiriyordu. Alıcılar genellikle hangi servis sağlayıcıyı kullandıklarına karar verirdi, yani tedarikçiler müşterileri arasında birden fazla sistem kullanmak zorunda kaldı.
E-faturalama için 4-Köşe modeli
Önceki yaklaşıma bir yükseltme olan 4 köşe e-faturalama modeli dört varlığı birbirine bağlar. Dört köşe şunlardır:
Gönderen
Gönderenin Erişim Noktası
Alıcının Erişim Noktası
Alıcı
Erişim Noktalarının getirilmesi, belge doğrulama, Müşterinizi Tanı (KYC) prosedürleri ve daha fazlasını kullanarak belgelerin iletişiminin doğru bir şekilde gönderilmesini ve alınmasını sağlayarak işlemleri güvence altına alır.
CTC için 5-Köşe modeli
Singapur’da görüldüğü gibi, Peppol’un 5 köşe modeli de var. Bu yaklaşım, Vergi Dairesi/Hükümet merkezi platformu olan geleneksel modele başka bir köşe katıyor. Bu çerçeve aynı zamanda Peppol CTC olarak da bilinir.
5 köşe modeli, vergi makamlarının faturalara neredeyse gerçek zamanlı erişim almasını sağlayarak vergi bilgilerinin doğru bir şekilde aktarılmasını sağlar.
İlgili hükümetin takdirine bağlı olarak, merkezi platform ya alıcıya gönderilmeden önce belgeleri doğrulayabilir ya da sertifikalı servis sağlayıcıların bunları doğrulamasına izin vererek elektronik faturalar için bir depo görevi görür.
Peppol VIDA pilot projesi
OpenPeppol tarafından kurulan bu pilot proje, ağ ve e-faturalama spesifikasyonlarının AB’nin VIDA teklifinin dijital raporlama gereksinimlerini karşılamak için de kullanılabileceğini göstermektedir.
Proje AB Vergi Daireleri/İdareleri, Hizmet Sağlayıcıları ve son kullanıcılara açıktır.
Sovos bu pilot projeye katılıyor. Hem Malezya’da hem de Singapur’da sağlayıcı olarak hizmet veren saygın bir üyeyiz.
Elektronik faturalandırmanın benimsenmesi ve birçok kural ve düzenlemesi hakkında daha fazla bilgi edinin e- Faturalama Kılavuzumuzda. E-faturalama gerekliliklerine ve diğer vergi hususlarına uymak için Uyumluluk Bulutu çözümümüzü göz önünde bulundurun.
Başarı Hikayesi: Dopigo
Dopigo
Aktif e-ticaret faaliyeti yürüten satıcı ve KOBİ’lerin online satış kanallarını entegre eden Dopigo; sipariş yönetimi, ürün yönetimi, e-fatura entegrasyonu, muhasebe entegrasyonu, lojistik entegrasyonu gibi alanlarda operasyonu kolaylaştıran çözümler sunuyor.
Neden Sovos?
“Bulut tabanlı entegrasyon çözümlerimizle 1000’in üzerinde müşteriye hizmet sunarken, bizi tercih eden kişilerin en önemli iki ihtiyacının farkındayız: süreçleri kolaylaştırmak ve güven duymak. Süreçleri kolaylaştırmak için, 40’ın üzerinde entegrasyon çözümümüzle, e-ticaret satıcıları ve KOBİ’ler için stok güncellemesi, ürün yönetimi, sipariş yönetimi, kargo yönetimi, e-fatura süreçleri gibi ihtiyaç duydukları her alanı tek ekrandan takip edip yönetebilecekleri çözümler sunuyoruz. Sovos gibi alanında uzman iş ortakları ile yasal zorunlulukları hızlı şekilde uygulamaya geçirerek ve gerekli yönlendirmeleri yaparak güven sağlıyoruz. Sovos ile iş ortaklığımızda altı yılı geride bıraktık. Günlük 20 bin fatura kesen müşterilerimiz için bile sorunsuz şekilde süreçlerimizi yürütüyoruz. Her geçen yıl üzerine biraz daha katarak iş birliğimizi sürdürüyoruz.”
Biliyor muydunuz? SAPInsider’ın finans ve vergi sektöründen 138 kişiyle gerçekleştirdiği bir ankete göre, katılımcıların %64’ü vergi teknolojisi yeniliklerini hayata geçirerek verimliliklerini artırmayı planlıyor.
Vergi teknolojisindeki yenilikler, birbirine bağlı birçok faktör nedeniyle SAP müşterileri için en öncelikli konulardan biri haline geldi. Küresel ölçekte uyum gerekliliklerinin giderek karmaşıklaşması, verginin ERP dönüşüm süreçlerinde daha da kritik bir rol üstlenmesine yol açtı.
Bu rehberde, SAP dönüşümü sürecinden geçen müşterilerimizden aldığımız en sık soruları yanıtlayacağız. ERP ve vergi motoru uygulamalarınızı en verimli şekilde nasıl yöneteceğinizi öğrenmek için e-kitabı indirin.