Biliyor muydunuz? SAPInsider’ın finans ve vergi sektöründen 138 kişiyle gerçekleştirdiği bir ankete göre, katılımcıların %64’ü vergi teknolojisi yeniliklerini hayata geçirerek verimliliklerini artırmayı planlıyor.
Vergi teknolojisindeki yenilikler, birbirine bağlı birçok faktör nedeniyle SAP müşterileri için en öncelikli konulardan biri haline geldi. Küresel ölçekte uyum gerekliliklerinin giderek karmaşıklaşması, verginin ERP dönüşüm süreçlerinde daha da kritik bir rol üstlenmesine yol açtı.
Bu rehberde, SAP dönüşümü sürecinden geçen müşterilerimizden aldığımız en sık soruları yanıtlayacağız. ERP ve vergi motoru uygulamalarınızı en verimli şekilde nasıl yöneteceğinizi öğrenmek için e-kitabı indirin.
E-kitabı bugün indirerek doğru yolda ilerlediğinizden emin olun.
Verginin dijital dönüşümü konusunda, dünyanın her yerinde her geçen gün daha sıkı düzenleyici kontroller ve daha kapsamlı yükümlülükler uygulanıyor. Bu durum her şirket için ama özellikle de çok uluslu şirketler için çok önemli. Çünkü bir ülkede iş yapabilme becerisine sahip olmak, aynı anda yasal yükümlülüklerine de hâkim oldukları anlamına gelmiyor. Ayrıca uyum göstermeleri gereken yükümlülükler hızla artarken, bunları yerine getirmek için verilen süreler de kısalıyor.
Vergi artık arada sırada akla gelen bir olgu değil, sürekli bir gereklilik haline geldi. Bu da veri kalitesinin kritik bir operasyonel ihtiyaç olduğu anlamına geliyor. Daha önce, yavaşça hazırlanan periyodik özet raporların hâkim olduğu dönemde, faturalardaki küçük hatalar veya yanlışlıklar genellikle fark edilmiyordu. Ancak yeni standartların ve zorunlulukların verilerle ilgili gereksinimleri acil ve karmaşık olduğundan, bunları karşılamak artık BT (Bilgi Teknolojileri) departmanının sorumluluk alanına giriyor.
Geçmiş başarıları temel alan ve yeni zorunluluklara ve zorluklara uyum sağlayan sürdürülebilir bir program oluşturmak için; kurum içi planlama, çapraz işlevsel destek, operasyonel etki, kaynaklar ve teknolojiyi kapsayan organizasyonel bir strateji oluşturmak kritik önem taşıyor.
Bu yolculuğa tek başınıza çıkmanız gerekmiyor. Siz kendi işinize odaklanırken, yasal uyumluluk süreçlerini uzmanlara devretmek mümkün. İşletmeniz için başarılı bir düzenleyici uyum programı oluşturmanın her aşamasında size yardımcı olabilecek çok sayıda kaynak ve uzmanlık mevcut.
Detaylar konuyla ilgili e-kitabımızda.
E-ticaret artık yalnızca büyük perakende şirketlerinin yatırım yaptığı alan olmanın ötesine geçerek KOBİ’lerin de ayak bastıkları bir yere dönüştü.
E-ticaretin ve bu alandaki yeni modellerin şirketlerin gündemine çok hızlı girmesi, sektörlerin bilgi edinme ihtiyacını da beraberinde getirdi ve bu süreçte firmalar, eski alışkanlıklarının, kullandıkları yöntemlerin yerine farklı metotlar koymaya başladılar.
Bu da pek çok farklı sürece adaptasyon ihtiyacını ortaya çıkardı.
e-Kitapta Öne Çıkan Başlıklar:
e-Ticarette, e-Fatura ve e-Arşiv Fatura Zorunlu mu?
Gelir İdaresi Başkanlığı’nın (GİB) 509 sıra no’lu tebliğine göre e-ticaret paydaşı olan internet satış platformları, internet ortamında ilan yayınlayanlar ve internet reklam aracıları e-Fatura ve e-Arşiv Fatura uygulamasına geçmek zorundalar.
Bu zorunluluk bir yandan operasyonel yükünüzü azaltırken; bir yandan da verimliliğinizi artırıyor. E-belgeler, özellikle e-ticarette yaşanan uzun teslimat ve iade süreçleri, satış sonrası memnuniyetin temel noktasını oluşturan müşteri hizmetleri, yetersiz ürün bilgisi gibi sorunlara da çözüm sunuyor.
e-Belge Süreçlerinde Nelere Dikkat Etmelisiniz?
E-ticarette e-belgeler söz konusu olduğunda perakendenin hızına uyum sağlayabilecek hızlı ve anlaşılabilir bir sistem kullanmanın önemi ortaya çıkıyor. Bu sistem, kurumun tüm süreçlerinin denetlenebilir olmasını sağlıyor. Sistemin denetlenebilir olmasını sağlayan en önemli nokta ise yasal zorunlulukları gözeten iş ortakları ile çalışılması. İş ortakları ile tasarlanan bu süreç e-ticaret yapan kurumlarının iş süreçlerinin verimli ve etkin kılıyor.
On-premise yöntemi, sistemlerin işletilebilmesinin zorluğunun yanı sıra maliyet açısından da dezavantajlı görülüyor. Bulut tabanlı teknolojilerin tercih edilmesiyle ise uzun soluklu teknoloji yatırımları ve güvenlik önlemi arayışlarına maruz kalmadan doğrudan hizmeti almak mümkün oluyor.
Bulut Tabanlı E-Dönüşüm E-Kitap İçeriği:
Temelde bulut bilişim, veri ve programların sabit bir disk üzerinde değil internet üzerinde depolanması ve bunlara internet üzerinden erişilmesini ifade eder. Bu sayede büyüklüğü ne olursa olsun, işletmeler güçlü yazılımlardan ve BT altyapısından faydalanarak daha büyük, daha yalın, daha çevik olabilir ve çok daha büyük şirketlerle rekabet edebilir.
Bulut tabanlı teknolojiler, günümüz işletmelerinin dijital dönüşüm süreçlerinde vazgeçilmez bir rol oynamaktadır. Bu teknolojiler, esneklik, maliyet etkinliği ve yüksek erişilebilirlik gibi bir dizi avantaj sunarak, işletmelerin rekabet gücünü artırmalarına yardımcı olur. Aşağıda, bulut tabanlı teknolojilerin sunduğu başlıca avantajlar detaylı olarak sıralanmıştır:
Bulut tabanlı teknolojilerin sunduğu bu avantajlar, işletmelerin operasyonel verimliliğini artırmak, maliyetlerini düşürmek ve dijital dönüşüm süreçlerini hızlandırmak için ideal bir çözüm sunmaktadır. İşletmenizin ihtiyaçlarına en uygun bulut çözümlerini seçerek, geleceğin teknolojilerine ayak uydurabilir ve sürdürülebilir büyüme sağlayabilirsiniz.
Bulut tabanlı teknolojiler, muhasebe süreçlerinizi güvence altına alırken iş akışınızın kesintisiz ve verimli olmasını sağlar. Bu teknolojiler, işletmenizin her an her yerden e-belgelere erişebilmesini ve operasyonların sorunsuz bir şekilde yönetilmesini mümkün kılar. Sağladığı birçok avantaj ile şirketlere güvenli ve esnek bir alan tanıyan özel entegratörler, firmaların iş akışında merkeze oturarak, tüm süreçleri etkileyebilecek değerde önem taşıyor.
E-dönüşüm’de bulut tabanlı çözümlerin firmaların finansal ve IT süreçlerine sağladığı avantajları öğrenmek ve bulut tabanlı ortama geçerken dikkat edilmesi gerekenler hakkında detaylı bilgi almak için e-kitabı inceleyebilirsiniz.
Entegre çözümleri ve bulut hizmetleri ile işletmelere en iyi müşteri deneyimini sunmaktan en güçlü tedarik zincirine sahip olmaya kadar birçok avantaj sağlayan SAP S/4HANA, akıllı bir ERP çözümü. Kullanımı ise dünya genelinde hızla artıyor. Bu durumun nedenlerini, geçiş için bilmeniz gerekenleri ve iş süreçlerinizi aksatmadan nasıl S/4 HANA’yı kullanmaya başlayabileceğinize dair bilgileri bir e-kitap ile size aktarıyoruz.
SAP S4/HANA Nedir?
SAP S/4HANA, SAP SE tarafından geliştirilmiş, büyük işletmeler için bir kurumsal kaynak planlama yazılımıdır. Entegre çözümleri ve bulut hizmetleri ile işletmelere en iyi müşteri deneyimini sunmaktan en güçlü tedarik zincirine sahip olmaya kadar birçok avantaj sağlar. Önceki yazılım setlerine göre daha karmaşık sorunları çözmeye elverişlidir ve daha çok veriyi işlemeye yardımcı olur. Kullanıcı dostu arayüzleri ile yönetimi daha kolaydır.
SAP S/4HANA’ya Geçişiniz Neden Önemli?
Çağın gerekliliklerini yakalama ve müşteri odaklı bilgi teknolojilerine uyum sağlama, merkezileşme, artan mobiliteye ayak uydurma, birden fazla coğrafyayı bağlayacak global entegrasyon gibi istek ve ihtiyaçlara karşılık bulmak için şirketlerin SAP S/4HANA’ya geçişlerini gerçekleştirmeleri gerekiyor.
Bunun yanı sıra global genişleme ile şirketler diğer ülkelerin karmaşık vergi düzenlemelerine de açık hale geliyorlar. Alanında uzman bir vergi uyumluluğu çözümü ile entegre bir SAP S/4HANA kullanımıyla şirketler, sürekli uyumluluğu destekleyen bir güvenlik ağı oluşturabilme imkânı elde ediyor. Dünyanın dört bir yanındaki hükümetler, dolandırıcılığı takip etmek ve KDV açığını azaltmak için her geçen gün daha iyi teknolojiler kullandığından, her zaman güncel olan bir vergi uyumluluğu çözümü ile entegre bir ERP sistemi önem kazanıyor. Bu tarz bir sistem şirketlerin yalnızca güncel değişikliklere ayak uydurmasını değil, gelecekteki vergi düzenlemelerinin de bir adım önünde olmasını sağlıyor.
SAP S/4HANA’ya Geçişi, İşleri Aksatmadan Nasıl Tamamlanır?
Dijital dönüşümünüz sekteye uğramadan süreci doğru ve verimli bir şekilde yürütebilmek için öncelikle:
Vergi uyumluluğu çözüm sağlayıcınızı seçerken, bu ihtiyaçların hepsine yanıt verebilecek bir firma ile anlaşmanız dijital dönüşümünüzün başarısı için önem taşıyor. Böyle bir firmayla çalışmak S/4HANA geçişinde “Operasyonel Mükemmellik” alanında da muazzam faydalar sağlıyor. SAP ya da Non-SAP ERP sisteminizi SAP S/4HANA’ya taşımayı iş akışlarınızdaki tüm verimsizlikleri temizlemek için bir fırsat olarak da görebilirsiniz.
SAP S/4HANA’ya Geçişinizde Karşılaşabileceğiniz Riskler
Şirketlerin uzmanlardan danışmanlık almadan geçiş sürecini başlatması, sorunlar yaşamalarına, kendi iş odaklarından uzaklaşmalarına ve süreç nedeniyle işlerini aksatmalarına neden olabilir. Bunun yanı sıra hangi geçiş yönteminin şirket için daha iyi olduğuna ilk aşamada doğru karar verilmeli ve zaman /maliyet/emek kaybı önlenmelidir. Şirketlerin süreçte karşılaşabileceği pek çok risk bulunur ancak doğru bir çözüm sağlayıcıyı seçerek tüm riskleri engellemek mümkündür.
SAP S/4HANA Geçişi ve Yöntemleri
SAP S/4HANA geçişlerinde, halihazırda SAP kullanıcısı olan ve S/4 HANA’ya geçecek firmalar için uzun zamandır üç ana yöntem kullanılıyor. Ancak teknolojinin gelişimine ve sistemlerin değişimine bağlı olarak yeni yöntemler de ortaya çıkabiliyor. Şirketlerin tercih ettikleri üç ana yöntem ‘Brownfield’ olarak bilinen Sistem Dönüşümü, Greenfield olarak bilinen Yeni Kurulum ve Bluefield olarak bilinen Sistem Birleştirme. Son dönemde uygulanmaya başlanan bir diğer yöntem ise ‘Two-Tier ERP’ adıyla anılıyor.
Şirketler bu yöntemlerden hangisi ile geçiş yapacaklarına nasıl karar verdiklerini e-kitapta detaylı olarak anlatıyoruz. Kısaca bahsetmek gerekirse:
Bluefild yaklaşımı ile tüm ERP sistemlerinin konuşturulabileceği bir S/4HANA sistemi oluşturuluyor.
Yakın zamanda kullanılmaya başlanan “Two Tier ERP” ise SAP’nin Public Cloud versiyonu ile birlikte ERP yapısının esnetilebildiği bir model. Geçiş sürecinde zaman avantajı sağlamak için kullanılıyor. Bir yandan eski sistemde süreçlere devam ederken, diğer yandan farklı bir ERP yapısı olan “yeni satın alınan şirketin”, “yurt dışındaki bir iştirakin” ya da “bayilerin” hızlı bir şekilde yeni sisteme geçirilmesi söz konusu olabiliyor.
E-kitapta neler bulacaksınız?
İnternet kullanımının yaygınlaşması ve dijitalleşmenin artması ile e-ticaret global kapsamda yükselişe geçti. Tüm dünyayı etkisi altına alan Kovid-19 salgını tüketicilerin e-ticarete olan ilgisini daha da artırdı. E-ticaretin büyüyen pazar payı, bu alanda iş fırsatları gören birçok yatırımcı ve girişimcinin e-ticarete yönelmesini sağladı.
E-ticaret ile ilgilenen firmalar için teknolojiyi iş süreçlerine uyarlamak kaçınılmaz. E-dönüşüm ile birlikte, e-ticaret alanında faaliyet gösteren işletmelerin, hızla uygulamaya geçirmeleri gereken dijital vergi uygulamaları bulunuyor.
E-fatura ve e-arşiv fatura kullanımı zorunluluğunun yanı sıra ihtiyaca ve şirketlerin yıllık cirolarına göre e-irsaliye kullanımı da gerekebiliyor. E-fatura sistemine geçildiğinde, takip eden mali yılda e-defter kullanımı da zorunlu. Firmaların değişen ihtiyaçlarına göre; e-mutabakat, e-beyanname ve e-denetleme ürünleri de sunduğu avantajlar ve kolaylıklar sebebiyle tercih edilebilir.
E-dönüşümün e-ticaret ile uğraşanlara sağladığı faydalar
E-dönüşüm, şirketlerin ana faaliyet alanlarına odaklanması için zaman ve maliyet anlamında tasarruf imkânı sağlar. E-dönüşüm, firmaların operasyonel belge süreçlerini hızlandırmasının yanında, yasal zorunlulukları takip etme açısından da büyük kolaylıklar getirir. Çeşitli düzenlemeler neticesinde zorunlu hale gelen e-belgelere uyum sağlama sürecinde de hız ve kolaylık sağlar.
E-ticaret yapan ya da e-ticarete başlamayı planlayan gerçek ve tüzel kişilerin yerine getirmesi gereken bazı ön hazırlıklar bulunmaktadır. Bunlar:
E-belge kullanımında nelere dikkat etmeli?
E-ticaret faaliyetine başlamak isteyenler için iki konu çok önemlidir:
Sadece özel entegratör tarafında değil, kullanılan pazar yeri ya da diğer entegrasyon katmanlarında stok sisteminde hızlı ve anlaşılır bir işleyiş olması gerekir.
Bir diğer önemli husus ise yukarıdaki iki konu ile alakalı süreçleri sorunsuz gerçekleştirecek iş ortakları ile çalışmak… Özellikle de e-dönüşüm alanında tercih edilecek özel entegratörün, firmaların iş hedeflerine ulaşmalarında sağladığı katkılar oldukça değerlidir.
Dijitalleşmeyi erken benimseyen ülkelerden biri olan Türkiye, KDV kontrolünün kapsamını genişletiyor. Türkiye, KDV uygulamasını daha etkin hale getirmek için işletmelerden gerçek zamanlı finansal veri toplama konusunda ülke olarak başarılı oldu.
Bu gelişme, dijital vergi dönüşümünde yeni gereksinimler doğuruyor.
Dijital vergi ortamının bu sürekli değişen ve gelişen ortamında ilerlemek, Türkiye’de ticari faaliyet yürüten şirketler için zorlayıcı olabiliyor.
Bu e-kitapta neler bulacaksınız:
Global sürekli işlem denetimleri
Gerçek zamanlı denetim modeli, ilk olarak 21.yüzyılın başlarında Latin Amerika’da başladı. Türkiye bu modeli on yıl sonra benimsedi. CTC sistemleri, gerçek zamanlı veya gerçek zamanlıya yakın dijital raporlama ve e-fatura uyumluluğu için bir gereklilik.
Türkiye’nin dijital vergi yolculuğu
E-fatura sistemi, Türkiye’ye 2012 gibi erken bir tarihte geldi. 2012’den bu yana e-fatura zorunluluğu, dijital vergi dönüşümünü hızlandırmak için uygulamaya konan yeni zorunluluklarla birlikte kademeli olarak gelişti.
GİB ise dijital vergi kontrolü uygulamalarında yaptığı yeniliklere devam ediyor. 9 Şubat 2021’de 509 no ́lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde değişiklik yapılmasına dair yayımlanan Tebliğ ile mevcut regülasyonlara bazı değişiklikler getirildi: